Apple Watch Deneyimim ve İlk Yorumlarım
Apple Watch için artık saatleri sayıyoruz. 31 Temmuz Cuma sabah saat 07:01 itibariyle Türkiye'den de Apple Watch satın alabiliyor olacağız. "Peki Apple Watch ne işe yarıyor? Bir işe yarıyor mu gerçekten? Gerekli mi?" gibi soruların cevabını, ve 2 günlük kullanım deneyimimi özetlediğim bu yazıyı payl

Apple Watch için artık saatleri sayıyoruz. 31 Temmuz Cuma sabah saat 07:01 itibariyle Türkiye'den de Apple Watch satın alabiliyor olacağız. "Peki Apple Watch ne işe yarıyor? Bir işe yarıyor mu gerçekten? Gerekli mi?" gibi soruların cevabını, ve 2 günlük deneyimimi özetlediğim bu yazıyı paylaşmak istedim.
Watch ile ilgili detaylara, uygulama incelemelerine ve ipuçlarına ise önümüzdeki günlerde bol bol yer vermeye çalışacağım.
Benim test ettiğim model "38mm" yani ufak olan, beyaz kordonlu Apple Watch Sport modeliydi.
Kutu içerisinden Watch’a ek olarak şarj aleti, kablosu ve daha uzun bir kayış çıkıyor.
Tüm bu keyfi yaşadıktan ve Watch’u kolumuza taktıktan sonra ise işin daha eğlenceli kısmı olan kurulum ve kullanım aşamasına geçiyoruz. Ve birkaç dakikada tıpkı bir yeni iPhone’da kurulum yapar gibi seçimlerimizi tamamladıktan sonra işimiz bitiyor, Watch ve iPhone eşleşmiş ve çalışır hale geliyor.
Artık hem Watch üzerindeki kendi uygulamalarını, hem de iPhone'umuzda Watch destekleyen uygulamalarını kullanabiliyoruz.
Şu anda buradaki uygulamalara pek girmeyeceğim, bunlara ayrı yazılarda değinerek detaylandırmaya çalışacağım. Ancak Watch ile ilgili olarak paylaşmak istediğim, benim hoşuma giden bazı küçük detaylar var...
Özetle buradaki pek çok şey şu anda Apple Watch’un kendi özellikleri. Yani henüz belirli bir Watch uygulaması için "benim için hayatımı değiştiriyor” demek zor. Ancak hepsi kendi başına ayrı ayrı işe yarayan ve sadece birkaç saniyede çözüm sunan uygulamalar.
Bunların hemen hemen hepsi de Apple Watch ekranı ile 1-2 dakika, hatta onu bile geçtim 10-15 saniye bile uğraştırmayan şeyler. Genelde Watch ile 3-5 saniye içerisinde işimi bitirmemi sağlayan uygulamalar ve senaryolar. Bu yüzden de yeni yeni filizlenmeye başlayan Watch uygulamalarından da benzer senaryolarda çözümler beklemek mantıklı görünüyor.
3-5 saniye içerisinde çözüm sunan uygulamalar, Apple Watch için ideal
Örneğin evimdeki Philips Hue renkli ampullerini iPhone yerine Watch üzerinden kontrol etmek, sadece 2 dokunuş ile değiştirmek benim için oldukça pratik bir çözüm. Bunun için cebimden iPhone’u çıkartıp ya da evin içinde şarjdaki iPhone’u alıp bu işi yapmak yerine, kolumdaki Watch üzerinden yapabilmek bana kolaylık sağlıyor.
Ama oturup da Instagram fotoğraflarına küçücük Watch ekranından bakmak çok saçma. :)
BiTaksi’nin kolay taksi çağırmayı sağlayan uygulaması da oldukça başarılı olmasına rağmen, bir yandan da gün içinde sürekli olarak taksi çağırmak gibi bir derdim olmadığı için de bu işi iPhone’dan yapmak benim için bir problem teşkil etmiyor.
Bu yüzden 2 günlük deneyimimle söyleyebileceğim şey, daha sık kullanılan, gün içinde daha çok ihtiyaç duyduğumuz veya kullanmaya başladığımızda anlık olarak bişeyler yapmamızı gerektiren işlerde Watch uygulamalarının daha anlamlı ve başarılı olduğu yönünde.
NOT: Bu arada Watch ekran görüntüsünü kuru kuru koyunca oldukça kötü görünüyor. Halbuki bir üstteki resimde çok daha şık... :)
Resim: MacWorld
Yazılım konusunda Apple aslında hızlı adım atıyor diyebiliriz. Watch OS 1.0’dan sonra 1.0.2 ile yeni diller, daha iyi pil ömrü gibi iyileştirmeler getirse de, Watch OS 2 ile birlikte gerçek bir kırılma noktasına doğru gidiliyor. Bu da sonbahar aylarında kullanabileceğimiz yeni sürümün çok daha hızlı, yeni özelliklerle dolu ve heyecan verici olacağı anlamına geliyor.
Uygulamalar, bence şu anda Watch’un en zayıf noktası. App Store’da yine bir sürü uygulama olmasına rağmen ortalık tıpkı 2008’deki App Store gibi bir sürü ilginç, yeni ama bir süre sonra “anlamsız” olduğu farkedilecek yeni uygulamalarla dolu. Çünkü Apple da dahil olmak üzere, henüz kimse tam olarak nasıl bir fayda sunabileceğini bilmiyor.
Bu kötü bir şey değil elbette, çünkü herkes bir şeyler deniyor. Yeni bir teknoloji, yeni alışkanlıklar yaratmaya çalışıyor ve bu noktada da herkes bir şeyler “tutturmaya” çalışıyor. İnsanların hoşuna neyin gideceğini, neyin fayda sağlayacağını keşfetmeye çalışmak hem heyecanlı, ama bir o kadar da zor bir konu.
Ancak iPhone’da olduğundan çok daha kısa sürede yeni ve faydalı uygulamaların App Store’u domine edeceğini ve Apple’ın da bu konuda seçici davranarak biz kullanıcılara doğru uygulamaları tanıtacağını tahmin ediyorum.
Resim: Mirror
Apple Watch sadece Apple Store’larda ve Apple Premium Reseller’larda satılıyor olacak. Yani İstanbul için konuşursak eğer, Anadolu ve Avrupa’daki 2 Apple Store, ve Apple’ın izin verdiği APR’lar ilk günden itibaren Watch satışı yapabilecek.
Bunlar dışında kalan teknoloji marketleri, GSM şirketleri, internet siteleri gibi yerlerde resmi olarak Apple Watch satışı olmayacak. Yani iPhone veya iPad alır gibi “Abi ordan bana 16GB siyah ver” diyemiyoruz kimseye… :)
Resim: Telegraph
Hatta Apple Store ve Apple Premium Reseller’larda Watch satışıyla ilgili özel birer personel bize yardım ediyor olacak, ve beğendiğimiz Watch’u denemek istediğimizde bizi özel bir alanda ağırlayarak deneyimlememize yardımcı olacak.
Resim: GettyImages
Yani Apple Watch almak da, Watch’un kendisi kadar özel ve farklı bir deneyim olacak… :)
Resim: GottaBeMobile
Lafı yine uzattım, kısa yazıp yorumlarımı paylaşacağım derken yine uzun uzun anlattım... :)
Ben cuma sabah 07:01’de Watch’umu satın alacağım. Apple Store’larda daha önceki iPhone lansmanlarından tanıdığımız uzun sıralar veya kuyruklar olur mu bilemiyorum. Ama bakalım Apple Watch'a, bu yeni ürün ailesine nasıl bir ilgi olacak...
Bu arada, siz Watch almayı düşünüyor musunuz? Hangi Apple Watch’u seçeceksiniz? Ve neden? :)
GÜNCELLEME:
Apple Watch artık Türkiye'de de satışa sunuldu. Aldığım Watch'un kutu açılımını ve ilk kurulumuna aşağıdaki videodan göz atabilirsiniz... :)
https://www.youtube.com/watch?v=k2PYXB5KKSc
Apple Watch nasıl bir şey?
Önce her Apple ürününde olduğu gibi bir kutu açılma deneyimiyle başlayalım. Tahmin edebileceğiniz ve belki de zaten video incelemelerden izlediğiniz gibi, Watch özel bir kutuda, yine Apple’a has bir kutu açılma deneyimiyle karşımıza çıkıyor.
Benim test ettiğim model "38mm" yani ufak olan, beyaz kordonlu Apple Watch Sport modeliydi.
Kutu içerisinden Watch’a ek olarak şarj aleti, kablosu ve daha uzun bir kayış çıkıyor.
Tüm bu keyfi yaşadıktan ve Watch’u kolumuza taktıktan sonra ise işin daha eğlenceli kısmı olan kurulum ve kullanım aşamasına geçiyoruz. Ve birkaç dakikada tıpkı bir yeni iPhone’da kurulum yapar gibi seçimlerimizi tamamladıktan sonra işimiz bitiyor, Watch ve iPhone eşleşmiş ve çalışır hale geliyor.
Artık hem Watch üzerindeki kendi uygulamalarını, hem de iPhone'umuzda Watch destekleyen uygulamalarını kullanabiliyoruz.

Şu anda buradaki uygulamalara pek girmeyeceğim, bunlara ayrı yazılarda değinerek detaylandırmaya çalışacağım. Ancak Watch ile ilgili olarak paylaşmak istediğim, benim hoşuma giden bazı küçük detaylar var...
Hoş detaylar
- Haritada yol takibini saate bile bakmadan yapabiliyoruz
- Kısa konuşmaları Watch üzerinden yapıp bitirebiliyoruz
- Dikte özelliği ile çabucak msaj gönderebiliyoruz
- Bildirimler ile iPhone’u daha az kullanıyor, "o ana odaklanabiliyoruz"
- Spor ve sağlıkla ilgili anlık, kişisel ve daha sık bildirim alabiliyor, motive oluyoruz
- Kamera uygulaması ile tripod üzerindeyken veya selfie çekerken Watch'u kullanabiliyoruz
- Kolumuzdaki titreşimle, sessiz sedasız uyanabiliyoruz (şarja takılı değilken tabi)
- iPhone yerine arkadaşlarımızın yüzüne daha çok bakabiliyoruz
- iPhone’u bulamadığımızda sesli veya ışıklı olarak uyarılarla yerini bulabiliyoruz
Özetle buradaki pek çok şey şu anda Apple Watch’un kendi özellikleri. Yani henüz belirli bir Watch uygulaması için "benim için hayatımı değiştiriyor” demek zor. Ancak hepsi kendi başına ayrı ayrı işe yarayan ve sadece birkaç saniyede çözüm sunan uygulamalar.
Bunların hemen hemen hepsi de Apple Watch ekranı ile 1-2 dakika, hatta onu bile geçtim 10-15 saniye bile uğraştırmayan şeyler. Genelde Watch ile 3-5 saniye içerisinde işimi bitirmemi sağlayan uygulamalar ve senaryolar. Bu yüzden de yeni yeni filizlenmeye başlayan Watch uygulamalarından da benzer senaryolarda çözümler beklemek mantıklı görünüyor.
3-5 saniye içerisinde çözüm sunan uygulamalar, Apple Watch için ideal
Örneğin evimdeki Philips Hue renkli ampullerini iPhone yerine Watch üzerinden kontrol etmek, sadece 2 dokunuş ile değiştirmek benim için oldukça pratik bir çözüm. Bunun için cebimden iPhone’u çıkartıp ya da evin içinde şarjdaki iPhone’u alıp bu işi yapmak yerine, kolumdaki Watch üzerinden yapabilmek bana kolaylık sağlıyor.
Ama oturup da Instagram fotoğraflarına küçücük Watch ekranından bakmak çok saçma. :)
BiTaksi’nin kolay taksi çağırmayı sağlayan uygulaması da oldukça başarılı olmasına rağmen, bir yandan da gün içinde sürekli olarak taksi çağırmak gibi bir derdim olmadığı için de bu işi iPhone’dan yapmak benim için bir problem teşkil etmiyor.
Bu yüzden 2 günlük deneyimimle söyleyebileceğim şey, daha sık kullanılan, gün içinde daha çok ihtiyaç duyduğumuz veya kullanmaya başladığımızda anlık olarak bişeyler yapmamızı gerektiren işlerde Watch uygulamalarının daha anlamlı ve başarılı olduğu yönünde.
NOT: Bu arada Watch ekran görüntüsünü kuru kuru koyunca oldukça kötü görünüyor. Halbuki bir üstteki resimde çok daha şık... :)
Apple Watch ne işe yarıyor? Gerekli bir cihaz mı?
Elbette 2 günlük deneyim, böyle bir cihaz için henüz yeterli değil elbette. Ben de cuma günü herkes gibi kendi Watch’umu aldıktan sonra daha net bir yanıt bulmaya çalışacağım. Ancak şu andaki yorumlarımı şöyle özetleyebilirim... Apple Watch, henüz tam olarak potansiyelini gösteremeyen, çok eğlenceli, teknolojik bir oyuncak. Potansiyelini gösterememesinin birkaç sebebi var: Donanım, ilk sürüm olduğu için henüz optimize edilmiş değil. İkinci veya üçüncü sürümde çok daha iyi bir hale gelecek, 2-3 sene sonra şimdi kolumuzda olan Watch çok demode görünecek muhtemelen. (İlk iPad ve şimdikini karşılaştırınca ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim sanırım.(: )
Resim: MacWorld
Yazılım konusunda Apple aslında hızlı adım atıyor diyebiliriz. Watch OS 1.0’dan sonra 1.0.2 ile yeni diller, daha iyi pil ömrü gibi iyileştirmeler getirse de, Watch OS 2 ile birlikte gerçek bir kırılma noktasına doğru gidiliyor. Bu da sonbahar aylarında kullanabileceğimiz yeni sürümün çok daha hızlı, yeni özelliklerle dolu ve heyecan verici olacağı anlamına geliyor.
Uygulamalar, bence şu anda Watch’un en zayıf noktası. App Store’da yine bir sürü uygulama olmasına rağmen ortalık tıpkı 2008’deki App Store gibi bir sürü ilginç, yeni ama bir süre sonra “anlamsız” olduğu farkedilecek yeni uygulamalarla dolu. Çünkü Apple da dahil olmak üzere, henüz kimse tam olarak nasıl bir fayda sunabileceğini bilmiyor.
Bu kötü bir şey değil elbette, çünkü herkes bir şeyler deniyor. Yeni bir teknoloji, yeni alışkanlıklar yaratmaya çalışıyor ve bu noktada da herkes bir şeyler “tutturmaya” çalışıyor. İnsanların hoşuna neyin gideceğini, neyin fayda sağlayacağını keşfetmeye çalışmak hem heyecanlı, ama bir o kadar da zor bir konu.
Ancak iPhone’da olduğundan çok daha kısa sürede yeni ve faydalı uygulamaların App Store’u domine edeceğini ve Apple’ın da bu konuda seçici davranarak biz kullanıcılara doğru uygulamaları tanıtacağını tahmin ediyorum.
Hangi Apple Watch’u alacağım?
Peki gelelim işin en eğlenceli ama bir o kadar karar vermekte zorlanacağımız kısmına: Hangi Apple Watch alınacak? :) Benim seçimim şu arkadaştan yana:
- Apple Watch Sport
- 42mm kasa
- Uzay Grisi kasa ve kordon
- Apple Watch Sport tercih ediyorum, çünkü hem benim tarzıma daha uygun, hem de ilk sürüm bir ürüne daha fazla para vermek istemiyorum.
- 42mm kasa seçiyorum çünkü 38mm ile yaptığım testlerde ufak göründü, ve kolumda da küçük kaldı.
- Kasa ve kordonu da uzay grisi seçiyorum, çünkü diğer renkleri sürekli olarak kıyafetime uyduramam ama siyah daha uyumlu olacak
Apple Watch nereden satın alınabiliyor?
Son bir detay da Apple Watch’u nereden satın alabileceğimizle ilgili, çünkü Apple Watch öyle her yerden alınan bir ürün olmayacak. :)
Resim: Mirror
Apple Watch sadece Apple Store’larda ve Apple Premium Reseller’larda satılıyor olacak. Yani İstanbul için konuşursak eğer, Anadolu ve Avrupa’daki 2 Apple Store, ve Apple’ın izin verdiği APR’lar ilk günden itibaren Watch satışı yapabilecek.
Bunlar dışında kalan teknoloji marketleri, GSM şirketleri, internet siteleri gibi yerlerde resmi olarak Apple Watch satışı olmayacak. Yani iPhone veya iPad alır gibi “Abi ordan bana 16GB siyah ver” diyemiyoruz kimseye… :)
Resim: Telegraph
Hatta Apple Store ve Apple Premium Reseller’larda Watch satışıyla ilgili özel birer personel bize yardım ediyor olacak, ve beğendiğimiz Watch’u denemek istediğimizde bizi özel bir alanda ağırlayarak deneyimlememize yardımcı olacak.
Resim: GettyImages
Yani Apple Watch almak da, Watch’un kendisi kadar özel ve farklı bir deneyim olacak… :)
Resim: GottaBeMobile
Lafı yine uzattım, kısa yazıp yorumlarımı paylaşacağım derken yine uzun uzun anlattım... :)
Ben cuma sabah 07:01’de Watch’umu satın alacağım. Apple Store’larda daha önceki iPhone lansmanlarından tanıdığımız uzun sıralar veya kuyruklar olur mu bilemiyorum. Ama bakalım Apple Watch'a, bu yeni ürün ailesine nasıl bir ilgi olacak...
Bu arada, siz Watch almayı düşünüyor musunuz? Hangi Apple Watch’u seçeceksiniz? Ve neden? :)
GÜNCELLEME:
Apple Watch artık Türkiye'de de satışa sunuldu. Aldığım Watch'un kutu açılımını ve ilk kurulumuna aşağıdaki videodan göz atabilirsiniz... :)
https://www.youtube.com/watch?v=k2PYXB5KKScHaberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.