5 ay sonra, Apple Watch Değerlendirmelerim: Apple Watch nasıl bir ürün? Alınır mı?
Apple Watch 31 Temmuz itibariyle Türkiye’de satışa sunulmuştu. Peki ama Watch gerçekten ne işe yarıyor? Bir işe yarıyor mu? Almaya değer mi? Uzun zamandır ertelediğim, bir türlü yazamadığım, paylaşamadığım bu yazıyı sonunda yeni yıldan önce paylaşabiliyorum… İşte Apple Watch değerlendirmelerim.

Apple Watch 31 Temmuz itibariyle Türkiye’de satışa sunulmuştu. Peki ama Watch gerçekten ne işe yarıyor? Bir işe yarıyor mu? Almaya değer mi? Uzun zamandır ertelediğim, bir türlü yazamadığım, paylaşamadığım bu yazıyı sonunda yeni yıldan önce paylaşabiliyorum… İşte Apple Watch değerlendirmelerim.
Eğer daha önceki Watch ile ilgili yazıları okumadıysanız aşağıdan bunlara da göz atabilirsiniz:
Şimdiye kadar Watch ile daha sportif bir hayatım oldu. Gün içinde daha çok hareket ettim, çok oturunca “hadi kalk” diye uyarıldım. :)
Fakat işin özü, birkaç saniyelik çözümler bulmak. Yani tıpkı iPhone’daki uygulamaları düşünürken tüm web sitesinin uygulamaya dönüştürülmemesi gibi, tüm mobil uygulamayı da Watch’a koymamak gerekiyor. Watch için sadece birkaç saniye, belki de bir bakış ile işe yarayabilecek çözümler gerekiyor. Çünkü zaten daha uzun süreli işler için cebimizde bir iPhone var. :)
Özetlemek gerekirse, watch henüz kendini bulamamış bir ürün gibi görünüyor, ve beklentilerimin altında kalıyor. Her ne kadar benim gibi verimlilik düşkünü birisi için küçük, işlevsel ve pratik çözümler sunuyor olsa da uygulamalar ve onların kullanımı hala yetersiz. Bunu da henüz donanımsal olarak ilk sürüm olmasına bağlıyorum.
Eğer böyle pratik çözümlere, kolaylıklara yani bir anlamda "küçük lüksler” diyebileceğimiz bu faydalara sahip olmak istiyorsanız Apple Watch'u almayı düşünebilirsiniz. "Lüks" derken; fiyatı, malzemesi veya teknolojisini kastetmeden, sadece pratikliğini öne çıkartarak söylüyorum, çünkü iPhone ile yapabildiğim bir şeyi Watch ile daha pratik bir şekilde yapabilmek bir lükstür diyebiliriz. Ancak biraz önce de söylediğim gibi, Watch ile yapıp iPhone ile yapamadığımız şeylerin sayısı oldukça sınırlı.

Eğer daha önceki Watch ile ilgili yazıları okumadıysanız aşağıdan bunlara da göz atabilirsiniz:
- 29 Temmuz 2015: Apple Watch Deneyimim ve İlk Yorumlarım
- 3 Ağustos 2015: Apple Watch nasıl kullanılıyor? Hangi düğmeye basınca ne oluyor?
- 24 Ağustos 2015: Apple Watch için 6 pratik ipucu
Apple Watch Kullanım Deneyimlerim
4 ayı aşkın süredir kullandığım watch ile ilgili olarak konuya nerden gireceğime karar vermekte zorlandım açıkçası, ancak sanırım en doğrusu bu sürede watch’u nasıl kullandığımı anlatmakla başlamak olacak. Bu sebeple önce kendi deneyimlerimle başlayalım:
Şimdiye kadar Watch ile daha sportif bir hayatım oldu. Gün içinde daha çok hareket ettim, çok oturunca “hadi kalk” diye uyarıldım. :)









Apple Watch Değerlendirmelerim
Yukarıda paylaştıklarım aklımda en çok kalan noktalar, peki gelelim şimdi değerlendirme kısmına… 5 ayı değerlendirdiğim süreçte aslında Apple Watch, bana daha önce yapamadığım şeyler sunmak yerine, iPhone’um ile yaptığım şeyleri daha kullanışlı, daha kolay veya daha hoş bir şekilde yapmamı sağladı. Bana ekstra bir konfor sundu. Çünkü her şeyi zaten cebimdeki iPhone ile de yapabiliyorken, Watch ile koluma sadece küçük bir bakış atarak bunları yapabildim. Sadece Watch ile yapılabilecek şeylere gelince, üçüncü parti uygulama tarafı yani Apple’ın kendisi dışındaki watch uygulamaları hala oldukça zayıf. Çok başarılı uygulamalar veya örnek kullanımlar pek yok. Açıkçası bunların gelimesi için watchOS 2’yi bekledim, ancak hala watch üzerindeki uygulamaları pratik bulduğumu söyleyemem. En son ne zaman watch üzerinden bir uygulama çalıştırdığımı hatırlamıyorum bile...
Fakat işin özü, birkaç saniyelik çözümler bulmak. Yani tıpkı iPhone’daki uygulamaları düşünürken tüm web sitesinin uygulamaya dönüştürülmemesi gibi, tüm mobil uygulamayı da Watch’a koymamak gerekiyor. Watch için sadece birkaç saniye, belki de bir bakış ile işe yarayabilecek çözümler gerekiyor. Çünkü zaten daha uzun süreli işler için cebimizde bir iPhone var. :)
Özetlemek gerekirse, watch henüz kendini bulamamış bir ürün gibi görünüyor, ve beklentilerimin altında kalıyor. Her ne kadar benim gibi verimlilik düşkünü birisi için küçük, işlevsel ve pratik çözümler sunuyor olsa da uygulamalar ve onların kullanımı hala yetersiz. Bunu da henüz donanımsal olarak ilk sürüm olmasına bağlıyorum.
Eğer böyle pratik çözümlere, kolaylıklara yani bir anlamda "küçük lüksler” diyebileceğimiz bu faydalara sahip olmak istiyorsanız Apple Watch'u almayı düşünebilirsiniz. "Lüks" derken; fiyatı, malzemesi veya teknolojisini kastetmeden, sadece pratikliğini öne çıkartarak söylüyorum, çünkü iPhone ile yapabildiğim bir şeyi Watch ile daha pratik bir şekilde yapabilmek bir lükstür diyebiliriz. Ancak biraz önce de söylediğim gibi, Watch ile yapıp iPhone ile yapamadığımız şeylerin sayısı oldukça sınırlı.
watch almalı mı, almamalı mı?
Apple ikinci nesil watch ile nasıl bir geliştirme sunacak, veya kullanıcı deneyimini ve uygulamaları nasıl geliştirecek bilemiyorum, ama iPhone veya iPad’in ikinci nesil ürünlerine göre çok daha fazla çaba sarfetmesi gerekiyor. İlk iPhone bize devrimsel özellikler sunuyor ve yepyeni kullanımlar getiriyorken, yıllar içerisinde donanım ve yazılımın gelişmesiyle çok daha büyük faydalar sağlamıştı. watch’un ilk sürümünün ise iPhone kadar başarılı ve devrimsel olduğunu söyleyemiyorum. Değerlendirmeyi bir “al ya da alma” kararına bağlamak gerekirse, benim önerim “almayın, bekleyin” yönünde. Özellikle de 2016’nın bahar aylarında yeni bir watch çıkacağının dedikoduları dönmeye başlamışken… Yukarıda açıklamaya çalıştığım sebeplerle watch hala lüks bir teknolojik oyuncak, fakat hala özel bir ihtiyacı karşılayan bir ürün değil.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.