Ana Sayfa Apple101 MacBook Pro vs. iPad Pro: Deneyimler ve Geleceğe Dair Düşünceler…

MacBook Pro vs. iPad Pro: Deneyimler ve Geleceğe Dair Düşünceler…

24

MacBook Pro ile iPad Pro kıyaslanabilir mi? Bu iki cihaz birbirinin alternatifi mi? MacBook Pro ile yapılanlar iPad Pro ile yapılabilir mi? Ya da tam tersi? Peki ben hangisini daha sık ve daha verimli kullanıyorum? Hangisi tercih sebebi? iPad Pro yeterli oluyor mu? Yeni MacBook Pro gerçekten almaya değer mi? Touch Bar işe yarıyor mu? Bu yazıda benim de başlarda kararsız kaldığım, aklıma takılan, bazılarının hala yanıtını aradığım, sizlerin de bana farklı zamanlarda sorduğu bir çok soruya yanıt vermeye çalışıyorum.

Uzun zamandır yazmak isteyip de bir türlü kafamı toparlayamadığım bir yazıydı bu, sonunda bugüne kısmetmiş. Keyifle yazıyorum, umarım siz de keyifle okursunuz… 🙂

Yeni MacBook Pro: Almaya değer mi?

2016’nın sonunda tanıtılan yeni MacBook Pro bir çok tartışmayı da beraberinde getirmişti. Yeterince hızlı mıydı, neden sadece USB-C port’ları vardı, Touch Bar gerekli miydi, Apple neden hala MacBook’u inceltmeye çalışıyordu? 

Yaklaşık 7 aydır kullandığım MacBook Pro, şimdiye kadar en az yoğunlukta kullandığım Mac cihazım oldu. Kötülüğünden, yavaşlığından ya da pil ömründen dolayı değil. Çünkü yeni MacBook Pro beni her anlamda tatmin eden, çok da mutlu olduğum bir Mac. Ancak sanırım benim kullanım alışkanlıklarım, beklentilerim ve ihtiyaçlarım yavaş yavaş değişmeye başladı.

Yanlış anlaşılmasın, MacBook Pro ile çalışmaktan hala çok keyif alıyorum. Yukarıda saydığım hiç bir konuda bir şikayetim yok. Tek derdim 11 inç bir MacBook Air’den sonra bana -hafiflemiş olmasına rağmen- hala ağır geliyor oluşu. 🙂


Yeni klavyesi, ekranı, performansı, port’ları, pil ömrü, vb. benim beklentilerimin üzerinde, gayet de mutlu olduğum bir cihaz. Bir çok foto ve video işleme işini, Sihirli Elma’daki yazıların önemli bir kısmını MacBook Pro ile yazıyorum (bu yazı değil), bir konu araştırması yaparken dev ekranı, TrackPad’i ve aynı anda onlarca sekme ve pencere açabilmek hala çok ciddi zaman kazandıran kritik özellikler benim için.

2012 model MacBook Air’den geçiş yaptığım için de çok mutluyum çünkü artık istediğim performansı alamıyordum eski cihazımdan. Yeni MacBook Pro ise eskisine göre müthiş hızlı olduğu için pek çok şeyi -anında- yapabiliyorum. 🙂

Yeni MacBook Pro: Touch Bar

En çok merak edilen ve tartışılan konulardan biri olan Touch Bar, benim için hala tam anlamıyla kendini kanıtlayamamış bir MacBook Pro özelliği. Evet, bazı şeylerde inanılmaz pratiklik sağlıyor. Özellikle de profesyonel uygulamalarda TrackPad yerine Touch Bar ile bazı şeyleri ayarlamak, düzenlemek çok daha kolay. 

Ancak ben hala elimin kazara Touch Bar’a çarpmasına bir son veremedim. 🙂 Yine de zaman içerisinde -tıpkı Apple Watch’ta olduğu gibi- Touch Bar’ın da daha verimli olacağına ve Mac’in artık ayrılmaz bir parçası olacağına inanıyorum. 

Çünkü derinlerde kalmış, tıklamalarla zaman kaybettiren veya zor yapılan bazı işlerin Touch Bar ile kolaylaşması, dinamikleşmesi ciddi zaman kazandırıyor. 

Touch Bar’daki favori özelliğim ise emojileri Touch Bar üzerinden seçebilmek. 🙂

Yeni MacBook Pro: Taşınabilirlik

Benim en çok zorlandığım konu ise 4,5 senenin ardından daha ağır bir bilgisayarı taşımaya alışmak oldu. Evet bu çok kişisel ve belki de takılmamam gereken bir şey. Çünkü MacBook Pro, eski modellere göre zaten daha da hafifledi. Ancak ben 11 inç bir MacBook Air sonrasında henüz hala ağırlığına alışamadım. 🙂

Her ne kadar Touch Bar’ı sevsem, büyük TrackPad’e bayılsam ve Touch ID’yi bir devrim olarak görsem de, hala “Acaba MacBook Pro yerine bir MacBook mu alsaydım?” diye arada düşünmüyor değilim. 🙂

Dediğim gibi bu çok kişisel bir konu, ilk defa bir MacBook Pro kullanacak ya da daha önce bir 11 inç MacBook Air kullanmamış kişilerin bu konuda bir sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum…

iPad Pro: Almaya değer mi?

2017’nin ilk aylarında artık dayanamayıp bir iPad Pro sahibi olan biri olarak, iş akışımın gittikçe daha fazla iPad Pro’ya kaydığını itiraf etmem gerekiyor. Fakat asıl kırılma noktası bu seneki WWDC sonrasında iOS 11 ile gerçekleşti.

9.7 inç iPad Pro’ma iOS 11 yüklediğim andan itibaren yeni özellikler sayesinde iPad Pro tam bir verimlilik ve kısayol canavarına dönüştü diyebilirim. Zaten pil ömrü, hafifilik, taşınabilirlik, uygulamalar arası geçiş ve entegrasyon, hız gibi konularda üstünken, iOS 11 ile Mac’in pratikliği ve hızı da iOS ailesine taşınıyor.

Bir yandan da iPad Pro, Mac’in sağlayamadığı bazı ekstra avantajlarla öne çıkmaya çalışıyor. 

iPad Pro: Smart Keyboard ve Pencil

iPad Pro’yu alırken Smart Keyboard ve Apple Pencil’ı da yanında alırken -fiyat dışında- hiç tereddüt etmedim. 🙂 Smart Keyboard zaten hem pratik bir klavye hem de iyi bir ekran koruması olduğu için karar vermek çok kolay. Ancak Pencil için insan iki defa düşünüyor. Acaba işime yarayacak mı, kullanabilecek miyim? Çizim mi yapacağım, not alabilecek miyim?

İlk zamanlarda alışık da olmadığım için Pencil biraz atıl kaldı açıkçası. Ancak son zamanlarda -biraz kendimi de zorlayarak- Pencil’ı günlük bazı işlerime sokmaya başladım. 

Bazı çizimleri kağıt üzerine yapmak yerine iPad’de yapmaya başladım. Bazı notları kağıda almak yerine iPad’e Pencil ile almaya başladım. (Bu konuda iOS 11 daha da pratik çözümler getiriyor zaten) Bir süredir aklımda olan bazı şeyleri grafikler, çizimler yaparak görselleştirmek istiyordum, çeşitli çizim uygulamalarıyla bunları yapmaya başladım. Ve bir de yine iOS 11 ile daha kolay hale gelen ekran görüntüsü alıp (ya da bir web sitesini PDF hale getirip) üzerine çizimler veya notlar alabilmek benim için Pencil’ın en pratik kullanım alanları oldu.

Ne yazık ki çok yaratıcı bir insan olmadığım için daha detaylı çizimler, vb yapamıyorum ama bunlar da benim mutlu olduğum ve kendimce daha pratik bir şekilde iş akışımı zenginleştirirken yaratıcı olabildiğim alanlar. 🙂

iPad Pro: Ofis paketleri

Apple’ın kendi ofis uygulamaları olan Keynote, Numbers ve Pages ile oldukça mutlu olmama rağmen, günlük hayatta bir Excel ya da Word belgesiyle karşılaşmamak mümkün değil. Şükür ki Microsoft da iPad üzerindeki ofis paketini çok iyi güncelliyor ve oldukça iyi uygulamalara sahip: Word, Excel ve Powerpoint.

Her iki paket içerisindeki uygulamaları da severek, ve verimli bir şekilde kullanıyorum. Yine iOS 11 ile birlikte gelen Dosyalar (Files) uygulamasıyla artık dosyaları farklı platformlarda olsalar da (Dropbox, OneDrive, Google Drive vb) yönetmek ve uygulamalar arasında bu dosyalar için geçiş yapmak çok kolaylaşıyor.

Şimdiye kadar iPad Pro üzerinde onlarca doküman, hesap tablosu ve sunuş üzerinde çalıştım. Başlarda biraz zorlandığımı, neyi nasıl yapacağımı keşfetmeye ihtiyaç duyduğumu itiraf etmem gerekiyor. Ancak bunları öğrendikçe daha pratik bir şekilde çalışmaya, daha hızlı olmaya ve işimin kolaylaşmaya başladığını farkettim.

Bu sebeple şu anda çok çok özel bazı işler dışında ofis uygulamaları için MacBook Pro’ya ihtiyaç da duymuyor, işimi iPad Pro üzerinden halledebiliyorum.

MacBook Pro mu, iPad Pro mu?

Gelelim en büyük tartışmaya… ‘Geleceğin bilgisayarı’ Apple’ın iddia ettiği gibi gerçekten iPad mi? Ben iPad Pro’yu nasıl kullanıyorum? Memnun muyum? MacBook ailesine artık ihtiyaç kalmayacak mı? gibi kritik tartışmalara…

Detaylara geçmeden önce küçük bir örnek ile başlayalım. Bundan onlarca yıl önceki ilk bilgisayarlara baktığımızda dev ‘mainframe’ler, oda büyüklüğünde bilgisayarlar olduğunu biliyoruz. Bunlar çok büyük işler, hesaplamalar içindi ve genellikle de bilgisayar bilimciler tarafından, az sayıda uzman bilimadamı tarafından kullanılabiliyordu. 

Sonra masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar yavaş yavaş hayatımıza girdi ve bunları kullanan insanlar daha az teknik bilgiye sahip, daha geniş bir kitle oldu. Günlük işler için de bilgisayarlar kullanılmaya başlandı. Kullanıcı kitlesi milyonlara ulaştı.

Mobil cihazlara geldiğimizde ise artık milyarlara ulaşan, ve neredeyse dünya üzerindeki herkesin kullanabildiği, her türlü basit oyundan, en basit işlerin bile halledilebildiği cihazlar olduğunu görüyoruz.

Yani cihazlar değiştikçe, nesil atladıkça daha geniş bir kitleye ulaşıyor ve kullanımı da kolaylaşıyor. Bu eski nesil cihazların tamamen yok olacağı anlamına da gelmiyor elbette.

Şu anda bir laptop kullanıyorsanız, muhtemelen gelecekte de laptop ile işlerinizi halletmeye devam edeceksiniz. Onlar bir süre daha var olmaya devam edecekler. Tıpkı Steve Jobs’ın dediği gibi, PC’ler geleceğin kamyonları, tabletler ise arabaları. Çok fazla insan onları kullanmıyor, ama kamyonlar hala yollarda olmaya devam ediyorlar, olacaklar da. Çünkü onlara hala ihtiyaç var. Fakat çoğunluk arabaları (tabletleri) tercih edecek. Tıpkı desktop bilgisayarların ortadan kalkmadığı ve bir süre daha kalkmayacağı gibi.

1960’larda bir oda dolusu insanın hesap yaptığı şeyler, şu anda tek bir Excel hücresi içerisinde yapılabiliyor. O kadar insan ise şimdi başka işler yapıyor. Eğer daktilo sonrasında bilgisayar kullanmayı öğrenmeselerdi işsiz olacaklardı. Basit terminaller sonrasında ofis uygulamalarını öğrenmeselerdi belki yine işsiz kalacaklardı. Şimdi de bir beyaz yakalı olarak bir işte çalışabilmek için temel bilgisayar bilgisi, e-posta alıp göndermek, ofis paketlerini bilmek gibi bazı ‘olmazsa olmazlara’ ihtiyaç duyuluyor.

Ancak kritik olan bilgi artık bunlar değil, bu temel becerilerin üzerine ne gibi yaratıcı ya da karar verici yeteneklerimizin olduğu. Gelecekte de şu anda yaptığımız bir çok şeyi yapay zekaya (AI) bırakacağız. Yetenekli ve becerikli olanlar ise yapay zekaya yardım edecek, onu yönlendirecek ve belki de onun yapamayacağı yaratıcılıkta bazı işler yapacak.

Mobil cihazların açtığı yolda, iPad de bir mobil cihaz olarak dizüstü ve masaüstü cihazların yapamadığı işleri yapmaya izin veriyor olacak, ve şu anda yaşlanan bizler tarafından değil, yeni nesil tarafından ağırlıklı olarak kullanılacak. Dokunmatik ekran dışında bir şey kullanmamış olan gençler, elbette bu yeni nesil cihazlarla iş hayatına atılacak ve şu anda hayal edemediğimiz işleri yapacak.

Swift Playgrounds ise kodlama öğrenen gençler, belki de bir fabrikadaki otomatize sistemleri ellerindeki tabletlerle yönetecek, hataları bulacak, çözecek, bunlarla tasarlayacak. Şu anda ‘olmaz, olamaz’ dediğimiz bir çok şeyi tabletlerle de yapabilecek. Tekrar edeyim, bazı işler için elbette dizüstü bilgisayarlar, bazıları içinse masaüstü bilgisayarlar yine kullanılacak. Ancak sayıları tabletlerle karşılaştırıldığında daha az olacak.

Bu benim okuduklarımdan ve anladıklarımdan yaptığım basit bir çıkarım, ve tahmin elbette. Peki günümüze geri dönecek olursak, durum nasıl? 🙂

Ben şu anda günlük işlerimin %90’ını bir iPad Pro ile halledebiliyorum. Bu yüzden de 2009’dan beri ilk defa bir tatile çıkarken yanıma MacBook’umu almıyorum. Belgelerim, fotoğraflarım, kullandığım uygulamalar, arşivim vb. Her şeyim zaten yanımda ya da ulaşabileceğim şekilde iCloud içerisinde tutuluyor. 

Oynadığım oyunların hemen hemen hepsi iOS platformunda ve Mac üzerinde yok, çünkü dokunmatik bir ekrana, iPad üzerindeki diğer sensörlere vb. şeylere ihtiyaç duyuyor. Sevdiğim bazı uygulamalar Mac platformu hiç üretilmemiş bile. Kamera, dokunmatik ekran vb. iOS yetenekleri kullanılarak yeni şeyler öğrenebildiğim, keşfedebildiğim ve bilgiye ulaştığım uygulamalar Mac platformunda ya hiç yok, ya da olması mümkün değil. (Ve bunların %90’ı İngilizce uygulamalar)

Tekrar kodlamaya geri döndüğüm Swift Playgrounds ile $55’a aldığım drone’u yine iPad ile kodluyorum, uçuruyorum. 🙂

Bu yüzden biraz iddialı bir laf olsa da, 2016 sonunda aldığım MacBook Pro belki de son (kişisel) dizüstü bilgisayarım olabilir. 🙂 Elbette bu hangi işi yaptığım, yapacağım ve nelere ihtiyaç duyacağımla çok ilgili bir seçim veya ihtiyaç olacak. Ancak şu andaki işlerime ve ihtiyaçlarıma bakarak, iPad Pro’nun fazlasıyla yeterli olduğunu söyleyebilirim. Bu yazıyı da şu anda iPad Pro üzerinden yazıyorum. 🙂

En başta da söylediğim gibi, uzun zamandır yazmak isteyip de yazamadığım bir yazıydı bu. Umarım sizler de keyif almışsınızdır. Yorumlarınızı, değerlendirmelerinizi bekliyorum. Hadi biraz beyin cimnastiği yapalım… 🙂

24 Yorumlar

  1. Kesinlikle tabletlerin kullanım payının artacağına inanıyorum. Mac Air kullanıcısı olarak taşınabilirlikten yana sorunum yok şimdilik ancak bir ipad pro ile de işlerimi halledebileceğime inanıyorum. Beni düşündüren iki husus var. Birincisi photoshop çalışmalarında kullanım kolaylığı ipad’de olabilir mi? İkincisi de özellikle office uygulamalarında touch pad/mouse yerine dokunmatik ekrana alışabilir miyim?

    • Affinity Photo denilen iPad uygulamasını denemenizi tavsiye ederim. Photoshop kadar güçlü ve masaüstü bilgisayar uygulamasındaki ‘bütün’ özelliklere sahip.

    • Photoshop için net bir yorum yapmam zor. Ama uzmanlar iPad Pro ile daha iyi çalışabildiklerini de paylaşıyorlar. Office konusunda ise dokunmatik ekran başta garip gelse de alışıyor insan. 🙂 En güzeli kendinizin denemesi elbette.

  2. Kafamdaki tüm sorulara cevap niteliğindeki bu yazınız için çok teşekkürler. Çok faydalı bir yazı olmuş. Apple’ın bütün bunların bir tık ötesi olacak AR konusunda da çok hızlı gelişmelere imza atacağını düşünüyorum. yakın zamanda AR okuyabilen gözlüklerin çıkacağını ve bu gözlükler sayesinde günlük hayatımızda belki telefonumuza bile ihtiyaç duymadan birçok işlemi gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum.

    • Çok teşekkürler. 🙂 AR için hala zaman var gibi, ama söylediğiniz yönde gittiğimiz kesin. O dünyayı hayal etmek zor olsa da, o günler geldiğinde zinde olmak lazım. 🙂

  3. Apple ailesinin çıkardığı tüm cihazları kullanan birisi olarak size katılıyorum.
    2012 13” Retina MacBook Pro ve 2011 27” iMac sanırım benim de son cihazlarım olacak. iPad mini ve iphone 7 kombinasyonunu iPhone plusa çevirebilirim. Belki de sadece Plus tüm işlerimi görecek. iPada gerek olmayacak kimbilir 🙂

  4. Laptopumun zamanı doldu ve yeni bir cihaz bakıyordum yaptığım iş ise laptop üzerinde sunum hazırlama word ile tez yazmak video izlemek ve webde araştırma yapmak galiba en iyisi bir ipad almak şuan ipad 3. Nesil var onun performansı da yetmiyor bir tane ipad alacaktım laptop dan sonra en iyisi önce ipad alayım belki laptop almam 🙂

    Yazı için teşekkürler yine faydalı bir yazı olmuş 🙂

    • Apple Store’da inceleme şansınız varsa uygulamaları tek tek inceleyin, performanslarına bakın derim. Apple Store’dan ya da online olarak Apple’dan alırsanız 15 gün iade hakkınız da var. 🙂

      • Performansına şüphem yok zaten bende bir ipad vardı ve çok memnunum 🙂 para ödeyip pişman olmadığın sonuna kadar hakettiğini düşündüğüm ürün sadece bana yetecek mi laptop aratacak mı 🙂 bunun için ilkin ipad alıp bi süre kullanmak ardından ihtiyaç olursa laptop almak. Tekrar teşekkür ederim.

    • Merhaba, ben Macbook Air veya İpad Pro arasında kaldım yapacağım işler ve duygularıma tercüman olmuşsunuz. İpad Pro aldınız mı ve bu dediklerinizi yapabilmek için ihtiyacınızı karşıladı mı?

      • İpad Pro’yu almadım MacBook Air kullanıyorum her zamanki gibi parasını son kuruşuna kadar hak ediyor. İpad önceki nesil olan var onunla da işlerimi hallediyorum ama ben laptop alışmışım iş yaparken ipad ile daha çok safari de geziniyorum haberleri okuyorum YouTube da vide izliyorum ama işim olduğu zaman laptopu kullanıyorum. Bu aralar Air de kampanya var kaçırmadan bir tane alın hemen bence 🙂

  5. Siz harika bir danışmansınız Göktuğ Bey. Sihirli Elma’daki yazılarınız sayesinde Apple ürünlerini alırken, kullanırken ve satarken hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz. Daha birkaç gün önce iMac mi yoksa MacBook mu derken MacBook’a karar verdik. Kalan parayla da iPad Air 2’yi iPad Pro ile değiştirdik. İyi ki varsınız azizim.

  6. Güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler. Bende 13’’ air’imi satıp 12.9’’ olan modelini aldım. Pro modelleri gerçekten harika. Tavsiye ederim.

  7. isletim sistemi farki bence en temel unsur. ios kullanan cihazlar ve macos kullanan cihazlar. Benim yoğun olarak kullandığım Quark – FinalCut ve Photoshop gibi programlar sadece macos tarafında calıştığı için MacBook Prodan vazgecemeyeceğiz, ilerde isletim sistemleri arasındaki bu temel fark ortadan kalkarsa, neden olmasın.

  8. Göktuğ bey biraz önce veda yazınızdan sonra buraya gelince anladım ki, ne zaman ki MacBook u bırakıp iPad e geçtiniz, o gün veda ettiniz. iPad üreticiliği yok ediyor olmasın. 🙂

    Şaka bir yana ben de bir iPad Air 2 kullanıcısıyım. Sadece iPad Air 2 öyle ki telefonum symbian bir Nokia o derece. Laptop desen hak getire.

    Ama ben photoshoplarımı, vektörel çalışmalarımı, kodlamalarımı, YouTube için hazırladığım videolarımı, okul için hazırladığım kareokelerimi, sunumlarımı, yazılı kağıtlarımı, sınav analizlerimi, daha Ne deyim herşeyi sadece Air 2 ile yapıyorum. iPad Pro şart değil bence. Kalem için adonit pixel kullanıyorum. Tabii bir Pencil değil ama benim gibi daha önceki nesil iPad i olanlar için güzel bir cihaz.

  9. Appledan beklemek bi biraz zor ama, microsoft surface book gibi bir urun bekliyorum. touchbar li macbook prodan ekran ciktiginda ipad pro ya donusen bir cihaz.

    Sizce gelecek on sene de cikabilecek bir urun mu ?

  10. Göktuğ bey öncelikle detaylı bilgilendirmeniz için teşekkürler.

    Benim merak ettiğim :

    ekran parlılığı ve canlılığı olarak kıyasladığımızda ipad pro mu? mac book mu?

    kulaklıkla yada normal ses dışarda, film seyretme konusunda hangisi iyi sizce?

    ipad pro mu? mac book mu? İkisi arasında kaldım. şuan macbook 6300tl ipad pro 12.9inç 3900tl civarı.

    kullanma amacım internetde gezinmek, youyube videoizlemek vede çoğunlukla film, dizi ve müzik. sizce hangisini almalıyım?

  11. Haftasonu bir tane macbook pro aldım ki kampanya vardı çok uyguna aldım o yüzden bu iki ürün arasında kalan arkadaşlar için şunu söylemek isterim kesinlikle alın düşünmeyin çok güzel laptop. çok ince, hafif, ve ufacık alet o kadar hızlı ki bu güne kadar böyle bir laptop sahibi olmamıştım. Hele ki pro falan almış olsam nasıl olacak bilmiyorum. Ki en kısa zamanda bir tane pro alacağım bu air hediye olacak bi kaç ay sonra 🙂

    İpad Pro ile ilgili deneyimim ise şu şekilde o çok hızlı pratik ve güzel bir cihaz bir tane de ondan sahip olmak isterim ama şuan için bir tane ipad im var uzun zaman önce aldığım o da işlerimi görüyor.

    İkisi arasında ise benim gibi klasik bilgisayar kullanmak daha çok hoşunuza gidiyorsa eğer air tavsiyem ama yok ben iş odaklı sadece işlerimi halledeyim daha pratik bir cihaz olsun derseniz ipad pro tavsiye ederim.

    İşin özü biri diğerini performans ve iş olarak aratmıyor sadece bu kişinin zevkleri ile doğru orantılı diyelim. Hangisi içinize siniyorsa gidin alın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz