WWDC 2011 Notları 1 - Mac OS X Lion
Geçtiğimiz hafta düzenlenen WWDC 2011'de Apple'ın 3 önemli konudan bahsettiğine değinmiştik. Mac OS X Lion, iOS 5 ve iCloud'un konuşulduğu bu konferans, Apple'ın geleceğine ışık tutuyor diyebiliriz.

Geçtiğimiz hafta düzenlenen WWDC 2011'de Apple'ın 3 önemli konudan bahsettiğine değinmiştik. Mac OS X Lion, iOS 5 ve iCloud'un konuşulduğu bu konferans, Apple'ın geleceğine ışık tutuyor diyebiliriz. Hem Mac, hem iOS ailesi hem de bunların birbiriyle haberleşmesini kolaylaştıran iCloud, 2011 ve sonrasında hayatımızı önemli ölçüde değiştirecek şeyler. :)
Lafı fazla uzatmıyorum ve WWDC notlarıma geçiyorum... Önce biraz rakamlardan başlayalım.
Ve elbette Mac'ler (her zaman söylediğimiz gibi) donanım ve yazılımın birbirini tamamlaması sayesinde bu kadar iyi ve başarılı oluyor. Donanım kısmı sürekli güncellenirken, WWDC'nin odaklandığı konu ise yazılım, yani Mac OS X Lion.
Mac OS X ailesinin yedinci büyük sürümü olan Lion, 250'den fazla yeni özellik ile geliyor. Ancak sunumda zaman kısıtı sebebiyle sadece 10 anahtar özelliğe değinildi. Biz de bu yazı serimizde 10 tanesine değinecek olsak da, ilerleyen günlerde önemli gördüğümüz farklı özellikleri de sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
Şu anda iPhoto 11'i bu şekilde kullanmak mümkün. Ancak tam ekran uygulamaların ne kadar verimli olacağı konusunda benim aklımda hala bazı soru işaretleri var. Bunu sanırım ancak Lion ile birlikte hep birlikte deneyerek görebileceğiz.
Tam-ekran olarak çalışabileceğimiz uygulamaların bazıları ise şöyle:
Pencereler arasında boğulmadan çalışmak isteyenler için tam bir "hayat kurtarıcı" olarak görünen Mission Control, Spaces, Expose gibi özellikleri birleştirerek bizler için kullanımını da kolaylaştırıyor.
Lion ile birlikte sadece güncellemelerdeki farklılıklar (delta update) da yüklenebiliyor olacak. Yani birkaç MB'lık bir değişiklik yüzünden tüm uygulamalayı yeniden yüklemek zorunda kalmayacağız... :)
Bu yazıyı da fazla uzamaması için burada noktalıyoruz ancak WWDC notlarımıza Lion'daki diğer yeni ve hayacanlandırıcı özellikler, iOS5 ve iCloud ile diğer yazılarımızla devam edeceğiz...
Devamı için WWDC 2011 Notları 2 – Mac OS X Lion yazımıza göz atabilirsiniz...

Lafı fazla uzatmıyorum ve WWDC notlarıma geçiyorum... Önce biraz rakamlardan başlayalım.
- Mac ailesi, her zamankinden daha iyi ve daha güçlü. Artık dünya genelinde 54 milyondan fazla Mac kullanıcısı mevcut.
- Son 1 yılda PC pazarı %1 daralırken, Mac pazarı %28 arttı. (Siz de buna katkıda bulunanlardan mısınız? :) )
- Son 5 senede ise, her çeyrekte Mac satışları, PC satışlarını geçerek bu müthiş büyümenin temelini oluşturmuş oldu.
Ve elbette Mac'ler (her zaman söylediğimiz gibi) donanım ve yazılımın birbirini tamamlaması sayesinde bu kadar iyi ve başarılı oluyor. Donanım kısmı sürekli güncellenirken, WWDC'nin odaklandığı konu ise yazılım, yani Mac OS X Lion.
Mac OS X ailesinin yedinci büyük sürümü olan Lion, 250'den fazla yeni özellik ile geliyor. Ancak sunumda zaman kısıtı sebebiyle sadece 10 anahtar özelliğe değinildi. Biz de bu yazı serimizde 10 tanesine değinecek olsak da, ilerleyen günlerde önemli gördüğümüz farklı özellikleri de sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
1. Multi-Touch Gestures
Artık tüm taşınabilir Mac'lerde bir trackpad var, masaüstü Mac'ler için ise Magic TrackPad. Dolayısıyla Apple, Lion ile bu avantajı kullanma peşinde... Küçük gibi görünse de, Lion ile sisteme entegre edilen çoklu dokunuş hareketleri hayatımızı oldukça kolaylaştıracağa benziyor.
- Safari'de ileri / geri işlemleri
- Yakınlaşma / Uzaklaşma (iPhone'da bir web sayfasında ekrana çift dokunarak yakınlaşma gibi...)
- LaunchPad ve Mission Control gibi özelliklerin kullanımı
- ve daha pek çok özelliği TrackPad sayesinde çok daha kolay kullanabiliyoruz.
2. Tam-Ekran Uygulamalar (Full Screen Apps)
Artık bazı uygulamalarda tam-ekran çalışabiliyor olacağız. Ancak bu tam ekran, bildiğimiz ve kullandığımız "tam-ekran"dan farklı. Menü çubuğu ve Dock gibi ekranın altında ve üstünde yer alan şeylerin de kaybolmasıyla, Mac'imizin ekranı tamamen uygulamayla kaplanıyor. Değişen arayüz sayesinde de çok daha verimli ve pratik çalışmak mümkün olacağı söyleniyor.
Şu anda iPhoto 11'i bu şekilde kullanmak mümkün. Ancak tam ekran uygulamaların ne kadar verimli olacağı konusunda benim aklımda hala bazı soru işaretleri var. Bunu sanırım ancak Lion ile birlikte hep birlikte deneyerek görebileceğiz.
Tam-ekran olarak çalışabileceğimiz uygulamaların bazıları ise şöyle:
3. Mission Control
Tek bir hareketle erişebildiğimiz Mission Control, Mac’imizdeki herşeyi kuşbakışı olarak görebilmemizi sağlıyor: Uygulama bazında gruplanmış bir şekilde pencerelerimiz, tam ekran uygulamalarımız ve Dashboard’umuz…
Pencereler arasında boğulmadan çalışmak isteyenler için tam bir "hayat kurtarıcı" olarak görünen Mission Control, Spaces, Expose gibi özellikleri birleştirerek bizler için kullanımını da kolaylaştırıyor.
4. Mac App Store
Ocak ayında Mac OS X 10.6.6 ile hayatımıza giren Mac App Store, artık Lion ile sisteme tamamen entegre oluyor. Mac uygulamalarını keşfetmek ve yüklemek için en kolay yer olan Mac App Store, alternatiflerine göre sisteme entegre olmasıyla bir adım daha öne çıkıyor.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.
