OS X Yosemite ile yeni neler geliyor? 3.Bölüm: Devamlılık
Yosemite’yi incelemeye kaldığımız yerden devam ediyor ve bu yazı ile ilk incelemelerimizi noktalıyoruz. Bu yazıda OS X Yosemite ve iOS’in birlikte sunduğu yepyeni özelliklere değiniyoruz.

Yosemite’yi incelemeye kaldığımız yerden devam ediyor ve bu yazı ile ilk incelemelerimizi noktalıyoruz. Bu yazıda OS X Yosemite ve iOS’in birlikte sunduğu yepyeni özelliklere değiniyoruz.
Önceki bölümlere göz atmak için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz:
- OS X Yosemite ile yeni neler geliyor? 1.Bölüm: Arayüz
- OS X Yosemite ile yeni neler geliyor? 2.Bölüm: Uygulamalar
OS X Yosemite: Devamlılık (Continuity)
Şimdiye kadar hem iOS cihazlarımızı hem de Mac’imizi ayrı ayrı oldukça verimli bir şekilde kullanabiliyorduk. Bundan sonra ise, iOS ve Mac cihazlarımızı birlikte çok daha verimli, ve başka örneği olmayan bir şekilde kullanmaya başlayacağız. Ve hatta belki de Yosemite’nin en önemli ve hayatımızda fark yaratacak kısmı da bu olacak.
OS X Yosemite ve iOS 8 yüklü cihazlarımız, birbirlerine yakınlaştıklarından haberdar olabiliyor ve birlikte çalışabilmek için bazı yeni özellikleri daha akıllı bir şekilde kullanabiliyorlar. Biraz gizemli gibi geliyor kulağa değil mi? Hepsine değinecek, ilerleyen yazılarda da örneklerini paylaşacağız… :)
Şimdi bu özelliklerin bazılarına tek tek değinelim.
1. Telefon
Artık iPhone’umuza gelen aramaları Mac’imiz üzerinden de cevaplayabileceğimizi biliyor musunuz?
Mac’imizle çalışırken, hatta belki de kulaklık takmış bir şekilde müzik dinliyorken, iPhone’umuza bir çağrı geldiğinde artık bu çağrıyı Mac’imizin ekranında da görebiliyor, tek tıklama ile çağrıyı cevaplayabiliyoruz.
Gelen aramalar, arayan kişinin adı ve fotoğrafıyla birlikte Bildirim Merkezi’nde görünüyor. Mac’imizin mikrofon ve hoparlörünü kullanarak da konuşmamızı yapabiliyoruz. Bu kadar basit! :)

İşin en güzel tarafı da, Safari’de sayfalar arasında gezinirken bir telefon numarası gördüğümüzde, direkt olarak bu numarayı tıklayarak iPhone’umuz aracılığıyla Mac’imiz üzerinden bu numarayı arayabiliyoruz. Böylece inanılmaz bir pratiklik ve kolaylık kazanmış oluyoruz.
NOT: Apple, bunun için iPhone ve Mac’imizin aynı ağda olmasının yeterli olduğunu söylüyor. İlerleyen yazılarda bu özelliğin bir videosunu da paylaşmayı planlıyorum.
2. SMS
Telefonla başlayan bu sıkı iletişim, SMS tarafında da devam ediyor. Artık sadece iMessage değil, iPhone’umuzdaki tüm SMS mesajlarımızı da Mac’imizde görebiliyor, ve hatta Mac’imizden bile yeni bir SMS veya iMessage gönderebiliyoruz.
Peki bu ne işimize yarayabilir?
Whatsapp’ın en büyük eksikliği, ya da zayıf noktası diyelim, iPad ve bilgisayarlar üzerinden iletişim kuramıyor olmamız. Whatsapp her zaman telefona ihtiyaç duyduğu, bazen kendimi kısıtlanmış gibi hissetmeme sebep oluyor, ve Mac’im veya iPad’imle bir iş yaparken sürekli olarak beni iPhone’uma dönmek zorunda bırakıyor.

İşte bu noktada Apple’ın bu çözümü tam beklediğim şey. Mac’imin klavyesini kullanarak tüm arkadaşlarımla mesajlaşabilmek, hatta iPhone’u olmayanlara da SMS ile cevap verebilmek benim için büyük kolaylık ve zaman kazancı sağlayacak gibi görünüyor.
3. Handoff
Apple’ın WWDC sunumunda paylaştığı en ilginç ve en çok heyecan yaratan özellik sanırım Handoff oldu. Mac’inizde yazmaya başladığınız bir e-postaya, acil olarak masanızdan kalktığınızda, yolda iPhone’unuzdan devam etmek ister miydiniz? :)Ya da iPad’iniz üzerinden bir sunum üzerinde çalışırken, Mac’inizin yanına geldiğinizde direkt olarak Mac’iniz üzerinden sunum üzerinde çalışmaya devam etmek işinize yarar mıydı?

Handoff’u Türkçeleştirmeye çalışırsak sanırım “devretmek, el değiştirmek” şeklinde çevirmek anlamlı olabilir. Çünkü Handoff, Mac ve iOS cihazlarımız arasında belirli uygulamaların birbirlerine işleri devretmesini sağlıyor.

Handoff sayesinde, yapmaya başladığımız ama bitmeyen bir işe diğer cihazımızdan devam edebiliyoruz. Handoff şu anda sadece Mail, Safari, Pages, Numbers, Keynote, Harita, Mesajlar, Anımsatıcılar, Takvim ve Kişiler uygulamalarında çalışıyor. Ancak geliştiriciler kendi uygulamalarına Handoff desteği de ekleyebilecekler.
4. Instant Hotspot
iPhone’umuzun “Kişisel Bağlantı Noktası” (Hot Spot) özelliğini siz de benim kadar sık kullanıyorsanız bu özelliğe bayılacaksınız. Çünkü her ihtiyacım olduğunda bu özelliği açmak için iPhone’umu kurcalamak benim canımı oldukça sıkıyordu.
Artık Mac’im ve iPhone’um yanımdaysa, Mac’imdeki WiFi menüsü altında telefonumu görebilecek, tek tıklama ile bu özelliği açıp WiFi’a iPhone’um üzerinden bağlanabileceğim! :)

Bu özellik sayesinde iPhone’um cebimde kalmaya devam edecek, pilinin şarj durumunu ve bağlantı gücü gibi bilgileri bile Mac’imde görüp gözlemleyebileceğim.
Üstelik yukarıda anlattığımız özellikler sayesinde aramaları ve mesjaları da Mac’imden yönetebileceğim için iPhone’um cebimde ya da çantamda kalmaya devam edebilecek, hiç bir şeyi aksatmadan tüm işlerimi Mac’im üzerinden halletmeye devam edebileceğim. :)
OS X Yosemite ne zaman çıkacak? Ne zaman kullanabileceğiz?
Geçtiğimiz sene olduğu gibi, OS X Yosemite sonbaharda çıkacak. Şu anda BETA olarak -sadece geliştiricilerin kullanımına- açılmış olsa da, ben ASLA günlük işlerimzi yaptığımız bir bilgisayara kurmayı ve kullanmayı önermiyorum.
Bazı uygulamalar çalışmayabilir, sorunlar yaşanabilir ve veri kaybı bile söz konusu olabilir.
Ben de herkes gibi, sonbahar aylarını bekleyip, Yosemite’yi kendi Mac’ime o tarihlerde yükleyeceğim.
OS X Yosemite’nin fiyatı ne olacak?
Sevindirici bir haber daha! Mavericks gibi, Yosemite de tamamen ÜCRETSİZ! :)
Kimler yükleyebilecek?
Mac’i Yosemite için minimum özellikleri sağlayan herkes, Yosemite’yi ücretsiz olarak yükleyebilecek. Ancak Apple henüz bu konuda resmi bir açıklama yapmış değil.Yine de Mavericks’in sistem gereksinimlerinin altında olmayacağını söyleyebiliriz.
OS X Beta Programı
Çok sorulduğu için ben de yazıyı bitirmeden önce değinmek istedim. Apple’ın OS X BETA’ları için başlattığı bir test programı mevcut. Bu programa kayıt olarak, OS X Yosemite’nin BETA sürümünü edinmek ve bunu Mac’imize yüklemek mümkün.Ancak bu program kapsamında Yosemite’yi kullanabilmek için muhtemelen bir süre daha bekleyeceğiz.

Ancak yukarıda söylediğim gibi, Yosemite’nin Beta’sını günlük işlerimizi yapmadığımız, ayrı bir diske veya bölüntüye yüklemek en doğrusu olacaktır.
Apple’ın bu programına katılmak için "OS X Beta Program" sayfasına göz atabilirsiniz.
Değerlendirme: OS X Yosemite
Yosemite’de o kadar çok değinilecek ve incelenecek şey var ki, nereden başlamalı, hangilerine dokunmalı inanın ben de kararsız kalıyorum. Test etmeye başladığım Yosemite’yi açıkçası yadırgamadan kullanıyorum şu anda ve ilk izlenim olarak oldukça da memnun kaldığımı söylemeliyim.Çok daha detaylı değerlendirmelere girmeden, bu 3 yazıyı toparlayacak şekilde ilk değerlendirmelerimi paylaşmam gerekirse şunları söyleyebilirim:
1. Yeni Tasarım
Yosemite’nin yeni tasarımı kendini hiç yadırgatmıyor. iOS 7’ye benzediğini söylemek mümkün, bu sebeple de gözümüz iOS tarafından benzer bir tasarıma alıştığı için, görsel anlamda bizi rahatsız etmeden kolayca çalışabiliyoruz.Bu yeni tasarım yine tıpkı iOS’te olduğu gibi ferah ve modern bir görünüm sağlıyor. Yeniden Mavericks’e döndüğümde tasarımı daha hantal bulduğumu hissediyorum.
İşlevsel olarak baktığımda ise özellikle araç çubuklarında yapılan değişikliklerin olumlu yansıdığını söyleyebilirim. Karmaşa biraz daha azaltılmış. Ancak Safari’nin yeni kullanımına henüz tamamen alıştığımı söyleyemem, sanırım biraz daha zamana ihtiyacım var. :)
Özetle, daha "ferah ve temizlenmiş” hissiyatı veren bir tasarımın beni rahatsız etmediğini, aksine hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Bazı yeniliklere alışmak elbette zaman alacak gibi görünüyor, ancak verimliliğimi arttırdığı sürece bunlara alışmak zaten kolay olacaktır. :)
2. Uygulamalar
Uygulamalar arasında bence en çok ön plana çıkan ve ilk olarak hayatımızı etkileyecek 2 konu iCloud Drive ve AirDrop. iCloud Drive bizim için gerçekten hayat kurtaran bir işi üstlenecek gibi görünmekle birlikte, AirDrop’un iOS ve OS X arasında çalışıyor olması bize muazzam bir fayda sağlayacak.Bol bol kendi kendime dosya ve resim göndermekten helak olmuş birisi olarak bu özellikler benim kilit olarak gördüklerim.
Elbette bunların yanında Safari, Mail ve Photos uygulamalarını önemsemiyorum gibi algılanmasın. :) Bence bu uygulamalarda Apple yine önemli adımlar atmış ve işimize yarayacak yenilikleri tanıtmış, ancak diğer ikisi kadar vurucu olacağını düşünmüyorum.
Sadece Photos uygulaması için yorumlarımı saklı tutuyorum, henüz hakkında yeterince bilgiye sahip olmadığımız için...
3. Devamlılık (Continuity)
Ve sona kalan ama en kıymetli bulduğum konu: Devamlılık. Bence WWDC’de Yosemite için açıklanan en vurucu özellikler bu başlık altında yer alıyor.Bu başlık altında yer alan özellikler tabiri caizse telefonumuzu “özgürleştiriyor” ve bir Mac ile birlikte başkasının kolay kolay sunamayacağı özellikleri kullanmamızı sağlıyor.
Henüz bunları teoride görsek de, Apple’ın WWDC sunumunda yaptığı demolar oldukça etkileyiciydi. Ben de daha fazla abartmadan, iyice kullanıp deneyimledikten sonra bu özelliklerind detaylarına Sihirli Elma’da daha fazla yer vermeyi planlıyorum.

Şimdilik bu kadar. Apple’ın WWDC’de Yosemite ile ilgili paylaştığı yeniliklerin üzerinden böylece birlikte geçmiş olduk. Sıra geldi bunları iyice kurcalamaya… :)
Önümüzdeki dönemde bu özellikleri kendim de test edip, her zaman olduğu gibi kendi aldığım ekran görüntüleriyle birlikte Sihirli Elma’da paylaşmaya devam edeceğim.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın.