Ana Sayfa Haberler Sihirli Elma’ya iPhone X Baharatı

Sihirli Elma’ya iPhone X Baharatı

12

Sanırım Mac bilgisayarlar ile ilk olarak 25 ila 30 yıl arasında bir dönem önce tanıştım. Ortalama çeyrek yüzyıl diyebiliriz. Rahmetli dayım bir gazeteciydi ve o dönemde yazı işleri müdürü olarak çalıştığı gazeteye dizgi işleri için iki tane Macintosh II bilgisayar alınmıştı. Bu makinelerde bu gün dönüp bakmak bile istemeyeceğimiz RagTime adında bir yazılım ile koskoca gazetenin sayfaları yapılıyordu ve o dönem için devrimsel bir teknolojiydi.

Takip eden yıllarda kurumlar, mekanlar ve işler hep değişti ama bizim ailede Apple seven hep dayım oldu. Cağaloğlu’ndan Sirkeci’ye inerken Gülhane’nin karşısında açtığı özel yazıhanesinde yine Macintosh bilgisayarlar vardı. Sözde ona yardımcı olmak için tek odalık bu sıcak ve kitap dolu mekana gider Macintosh kutusundan çıkan Apple Magic Collection paketinden çıkan oyunları oynardık. O zamanın ve dayımın bir hatırası olarak bu seti hala saklıyorum.

Zaman akıp, mekanlar ve ilişkiler değişmeye devam ederken gün geldi ben medya sektörünün içinde aktif rol oynamaya başladım. Düşünüleceğinin aksine hep DOS ve Windows tabanlı PC kullanıcısı oldum. Apple ekosistemine geçiş sürecim ise 2011 yılında aldığım iPhone 4 oldu. Daha sonra yurt dışı seyahatlerim için ilk nesil MacBook Air  ve sonrasında Türkçe Logitech klavyesi ile iPad kullanmaya başladım.

Gerçek anlamda MacBook Pro ile tanışmam ise 2014 yılının başlarına uzanıyor. Bir daha da mobil ortamda asla MacBook dışında bir bilgisayar kullanmadım. Belki yine şaşıracaksınız ama cep telefonum şu anda bir iPhone modeli değil. Her ne kadar çeşitli projeler ve işim gereği bir iPhone 6S sahibi olsam da ana telefonum gayet memnun şekilde kullanmaya devam ettiğim Huawei P9.

Çok küçük bir not; tüm bu yıllar boyunca bilişim medyasında aktif çalıştığım için çok farklı marka ve ürünler ile ilk safhada yakın olma şansını yakaladım. Apple ürünleri ile olan ilişkim ise daha çok çevresel veya kişisel bir tercih olduğunda ortaya çıkageldi. Yani fanatik bir Apple kullanıcısı olmadığım gibi karşı cephelerin de savunucusu değilim. Objektifliği severim.

Apple Sihri Ne Kadar Gerçek?

Bu soruya nereden bakarsanız bakın ortada başarılması güç bir şeylerin olduğu aşikardır. Kimisi için bu donanımdır, kimisi için yazılımdır, kimisi için markadır, kimisi için Steve Jobs’un karizmasıdır ve bu liste uzatılabilir. Kesin olan şey Apple’ın sihirli bir şekilde insanları etkileme ve müşterisi kadar rakiplerini de kendisine hayran bırakma kabiliyetidir. Başka hiç kimsenin yapmadığı tarzda işlerini yaparlar, farklı bir tonları ve renkleri vardır.

Farklılık sadece ürünlerde değil, Apple’ın ruhunda var. Steve Jobs Theatre. Fotoğraf Telifi: Mashable

iPhone piyasaya sürüldüğü ilk günden itibaren “önemli bir süre boyunca” tüm dünyada devrimsel teknolojileri barındıran bir ürün olmayı başardı. Her sene piyasaya sürülen yeni modeller teknolojiyi bir tık daha ileri taşıdı ve yenilikçi işleri geniş kitleler ile buluşturdu. Ancak Apple’ın rakipleri boş durmadı. Başta Koreli Samsung ve son yıllarda Xiaomi, Huawei gibi hiç beklemediğimiz Çinli firmalar müthiş işlere imzalar attılar.

Sıradanlaşma kaçınılmazdı. Diğer firmalar Apple’ı yakalamak için müthiş yöntemler denediler. Sadece teknolojiden bahsetmiyorum, marka ve model isimlendirmelerine kadar pek çok farklı yöntem denendi ve deneniyor. Ancak tüketiciye sunacağınız ürün dokunmatik bir ekran ise tasarım açısından yapabileceklerinizin sınırı belli bir noktada artık sıradanlaşmaktan kaçamıyor.

İtiraf Edelim: iPhone Serisi Son Yıllarda Sıradanlaştı

Eğer 12 Eylül akşamı gerçekleşen Apple etkinliğinde iPhone X adındaki yeni model tanıtılmasaydı inanın bana iPhone 8, adı iPhone 7S olması gereken telefondan başka hiçbir şey değil. Hatta adını neden iPhone 8 yaptılar “gerçekten” merak ediyorum ve bununla alakalı bir fikrim de var. Samsung Galaxy S8, Note 8 karşısında Apple model numarası olarak geri kalmak istemediği için zinciri bozdu ve bu sefer S serisini atlayarak model numarasını güncelledi. Bu benim kendi fikrim muhtemelen 30 sene içinde bir Apple yöneticisi bu konuyla alakalı bir kitap yazmaz ise asla gerçeği bilemeyeceğiz.

iPhone’un sıradanlaşması yeni bir durum değil. Bence iPhone 4’den sonraki tüm modellerde en önemli adım tasarımdan kaynaklı 6 döneminde geldi. Elbette pek çok yenilikçi teknolojiye şahit olduk ama bunlar alıştığımız devrimsel Apple özellikleri ya da bizim beklediğimiz adımlar değildi. Biz bizi ışınlayacak, uçuracak denli gelişmiş adımlar bekledik Apple’dan. Bu sıradanlaşma Apple’ın suçu değil, teknolojinin sınırları var ve doygunluk belli bir noktadan sonra bu sonucu mecburi hale getiriyor. Bu yazdıklarım ise diğer iPhone modelleri kötü anlamına kesinlikle gelmiyor ama diğer markaların ürünleri de artık masanın üstünde yer almaya başlamıştı.

Seveni vardır, nefret edeni vardır ama Samsung Galaxy Note 8 masada iyi bir konuma sahip.

Yeni Kan, Yeni Söylem, Yeni Dönem

iPhone X, Apple’ın içine düştüğü kısır döngüyü kırmak için attığı önemli bir adım. Fark ettiyseniz etkinlikte iPhone 8 ve 8 Plus öylesine hızlı anlatıldı ki sanki peşlerinden atlı koşturuyordu. Amaç sözlü bilgi bombardımanı ile ilgiyi dağıtmak ve odaklanılan noktayı zaten Apple’ın artık engelleyemediği sızıntılar ile haberdar olduğumuz iPhone X’e getirmekti.

iPhone X, Apple’ın eski günlerindeki lider konumuna geri dönüş arayışının fiziksel bir ürüne dönüştüğü şekli.

Ekran tasarımı devrimsel değil hatta biraz riskli zira yatay şekilde tam ekran video izlerken sol veya sağ tarafa gelecek kamera ve mikrofon bölümü rahatsız edici olabilir. Animoji’ler gerçekten şirin olmakla birlikte sonuçta insanlığa retina ekran kadar fayda sağlayan (bence iPhone 4 ile gelen bu özellik devrimsel bir adımdır ve standartları yeniden belirlemiştir) bir özellik değil. Rakipler “kaka gibi gülmek mi istiyorsunuz, boşverin” diye eleştirmekten geri kalmayacaktır ama kabul edelim bu şirin şeyi ilk yapan Apple oldu.

Ancak iPhone X içinde iki devrimsel adım var. Bunlardan birisi A11 Bionic işlemcisi. Her ne kadar bu işlemci 8 modellerinde yer alsa da Face ID anlatıldığı kadar iyi çalışıyorsa (ki şüphem yok) iPhone X bu işlemcinin gerçek gücünün ortaya çıktığı bir uygulama olacak. Evet, Samsung Retina ve yüz tanıma özelliklerine sahipti ama Apple net bir ifade kullandı; “Bizim sunduğumuz deneyim eşsiz ve kusursuz.” Umarım bunu eleştirecek bir durum ile karşılaşmayız.

Fotoğraf Telifi: The Verge

Gözden kaçmaması gereken bir diğer nokta ise Apple’ın VR yani Sanal Gerçeklik işine mesafeli dururken AR yani Artırılmış/Genişletilmiş Gerçeklik alanında istikrarlı şekilde yol alması. Etkinlikte satır arasında kalmamalı, Apple ilk olarak bütünüyle tasarımı kendisine ait olan GPU kullandığını da duyurdu.

iPhone X pek çok insan için seksi, çekici, pırıltılı, teknolojik bir ürün olabilir. Ama bu yeni Apple ürünü Apple’ın gelecek yıllar içinde Nvidia, AMD, Intel, Qualcomm gibi firmaların çılgınlar gibi çalıştığı alanlarda çok ama çok önemli adımlar atacağını bize gösteren ipuçları veriyor.

Apple eski ruhunu geri kazanmak istiyor ve bunun için kararlı olduğunu bizlere gösteriyor. Kişisel beklentim gelecek iPhone X modellerinde cihazın adı değişmeyecek. Mac OSX tarzı farklı uzantılar göreceğimize inanıyorum. iPhone X – Mars / Andromeda ve benzeri isimler görürsek şaşırmayalım. Buraya not olarak düşelim.

Gelelim Sihirli Elma’ya

Apple’ın etkinlik yaptığı güne duyurumuz denk gelsin diye özel bir çaba harcamadık ama çok güzel bir eşleşme oldu ve bunu kullanmaktan geri kalmadık. Sevgili arkadaşım ve aynı zamanda ikinci kuşak kuzen olduğumuz Göktuğ’un kurduğu ve bu günlere taşıdığı ruhu koruyacağımızın sözünü veriyorum. Çok daha güzel adımlar atacağız, neler yapacağımızı gelecek zaman kipiyle yazmayalım. Biz bunları yapalım, siz beğenin, eleştirin, bize fikir ve önerilerinizi iletin ve biz de sizleri dinlemeye devam edelim. Dükkan sizin olsun biz bekçisi olalım.

Kısacası Sihirli Elma’ya biraz Apple’ın yeni döneminde kullandığı iPhone X baharatından katmak istiyoruz 😉

12 Yorumlar

  1. Güzel yazı için teşekkür ederiz,kaleminize sağlık. Telefonla video izlerken ya da fotoğraf görüntülerken kamera bölümünün görüntü içinde kalması tasarımcılar tarafından yapılan tarihsel bir hata değil midir? Kimse izlerken görüntünün içine başka bir şey girsin istemez.

  2. Yazınızı çok beğendim objektif bakış açınız elma ismi geçen bir site için güzel.

    Bol bol yazılarınızı bekliyoruz.

    Steve Jobs olsa daha farklı işler çıkardı demekten kendimi alamıyorum. Apple sürekli yerinde sayan bir firma olarak görüyorum (telefon, tablet ve akılla saatim apple). Sadeliğini şıklığını işletim sisteminin hızlı olmasını seviyorum ama son iki senedir apple ürünü satın almadım ve iPhone X de alır mıyım şimdilik sanmıyorum. Gözüm alışamadı maalesef özellikle üst kısımdaki kamera hoparlör kısmı şık olmamış sanki. Tabi Samsung gibi alt ve üstten ince şerit gibi siyah alan olsa bu sefer de Samsung gibi derler diye yapmamşlar sanırım.

    Üstüne uzun uzun yazılıp, konuşulup tartışılabilinecek bir konu çıktı bizlere teşekkürler Apple  🙂

  3. Öncelikle hayırlı olsun. Göktuğ’dan one more thing bekliyorduk ve sayfanın devam edecek olması harika. Şimde de tabiki yeni bir kişiyle devam edecek olması şüpheleri barındıracaktır okuyucuda. Bende de oluştu ve ilk yazıyı okuyunca daha da arttı. Apple ın sihrini kaybetmesi gibi cümlelerin kurulması, üç kağıtçı, ülkelerinde darbeci, etikten uzak bazı uzak doğu firmalarının övülmesi gibi talihsiz söylemlerle başladık. Apple ile uzun zaman önce tanışmış olmanız avantaj olur diye düşünsemde son yıllarda giderek artan fake news ve yanıltıcı paralı blog sitelerinin vb bazı son kullanıcı da oluşan yanlış algıların size de bulaşmış olabilme ihtimali dahilinde mesafeli bir yaklaşımla yazılarınızı okumaya devam edeceğim. Boş şanşlar.

    • 2009’dan bu yana iPhone, 2011’den bu gune de MacBook kullanan birisi olarak Apple’in sihirini kaybetmekte olduguna ben de inaniyorum. Artik bizi heyecanlandiracak yenilikler Steve Jobs’tan sonra cok nadirlesti. Bence bu teknolojini sinirlarindan degil; Steve Jobs gibi dusunebilen birisinin artik Apple’in basinda olmamasi

      • Şu anki dünya ile Jobs’un dünyası çok farklı. Şu an bizi hiç bir iPhone 2007 kadar heycanlandıramaz. (Gerçi bugün heyecanlanmayanlar o günlerde dalga geçmişlerdi bkn. Steve namı değer “monkey” Ballmer yada Blackberry yada gerçekleştirdikleri eğitim devrimi öncesi yetişmiş yöneticiler tarafından yönetilen Finli nokia)
        70lerde xerox bizi heyecanlandırdı, sonrasında Sony, sonrasında Mac, daha sonra internet sonrasında iPod, daha sonra sosyal medya ve sonrasında iPhone. Şu anda ise tüm bunların inanılmaz gelişmiş versiyonlarından oluşmuş bir doygunluk söz konusu. Ama bu saatten sonra bir sonraki devrim belki iPhone vari gelmeyecektir. Belkide şu anda yavaş yavaş geliyordur. Ancak dünyanın siyasi durumu ve Apple’ın bir dev haline dönüşmüş olması durumu çok zorlaştırıyor o heyecan dolu şeyi hissetmek konusunda. Çünkü fikir üretemeyenler yanlış yollarla sadece anlık para kazanma odaklı düşünmeye devam ettikçe bir sonraki büyük icadı yine Apple bulacaktır belkide. Ama emin olun o eski heyecanlar yerine bak Tesla yapmıştı zaten, aa onu araplar düşünmüştü zatenciler hep olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz