Ana Sayfa iPhone Güncel Teknoloji, Nostaljik Tasarım: iPhone SE ile 2 Ay

Güncel Teknoloji, Nostaljik Tasarım: iPhone SE ile 2 Ay

17

Bir zamanlar 4-inç ekranlı iPhone’lar Apple’ın en büyük ekranlı telefonlarıydı. 2007-2012 arasındaki 5 nesil iPhone da 3.5-inç ekrana sahipti. Her ne kadar 2010’da iPhone 4 ile retina ekran gelmiş olsa da, ekranın boyu değişmemişti. Hatta Apple, ekran boyunu “tek elle kullanım kolaylığı” sebebiyle arttırmadığını reklamlarında bile dile getirmişti.

Önce 2012’de 4-inç ekranlı iPhone 5, 2 sene sonrasında ise 4.7-inç ve 5.5-inç ekranlı iPhone 6 ve 6 Plus ile iPhone da 4-inç ekranlara veda etmişti. Taa ki iPhone SE’ye kadar…

iphone-se-19.jpg

Yeni 4-inç iPhone SE “küçük” bir iPhone, ama ne güçsüz, ne de hantal. iPhone SE; yenilenmiş, hızlı, tasarımı beğenilen ve pil ömrü gayet iyi bir telefon.

Yaklaşık 2 ay boyunca deneyimlediğim iPhone SE ile ilgili tüm yorumlarımı bu yazıda paylaşmaya çalışıyorum…

iphone-se-8.jpg

Boyut ve Ağırlık

iPhone SE’yi elime ilk aldığımda farkettiğim ilk şey, cihazın avcumun içerisinde kaybolmasıydı. Geçtiğimiz sene kullandığım 5.5-inç’lik iPhone 6 Plus’tan 4.7-inç’lik iPhone 6s’e geçtiğimde bile çok ciddi bir fark hissetmişken tekrar 4-inç ekrana sahip bir cihaza dönmek ilk başta tuhaf hissettiriyor.

Ama bu tuhaflık kötü anlamda değil, çünkü hafif ve küçük bir iPhone elde kolay tutuluyor, kayıp düşecekmiş gibi bir hissiyat olmuyor.

iphone-se-23.jpg

Zaten iPhone 5/5s/SE tasarımının bu kadar popüler ve hala beğeniliyor olmasının sebebi de bu. iPhone 6/6s serisi kadar kaygan veya “sahip çıkması” zor değil. Tek el ile, tam güvenli ve sorunsuz bir şekilde tutmak ve kullanmak çok kolay.

Bu arada iPhone SE, iPhone’lar arasında en incesi değil (hatta en kalını) ama en hafifi! 🙂

  • iPhone SE: 7.6mm kalınlık, 113 gram
  • iPhone 6s: 7.1mm, 143 gram
  • iPhone 6s Plus: 7.3mm, 192 gram

iPhone SE diğerlerinden birazcık daha kalın olsa da, cihazın hacmi düşünüldüğünde fiziksel olarak daha küçük kalıyor. Bu sayede cepte taşıması çok daha kolay ve keyifli diyebilirim.

iphone-se-7.jpg

Özellikle de spor yapanlar için kol bantları vb. içerisinde taşıması rahatsızlık vermiyor.

iPhone SE tasarımının bir diğer özelliği de kenarlarının düz olması. Ayrıca bu sayede ses açma/kapama tuşlarının yuvarlak olması da “kamera” olarak kullanırken daha keyifli bir tutuş sağlıyor.

Üstelik masanın üzerinde bir kenarı üzerinde duran bir iPhone her zaman için çok hoş görünüyor. 🙂

iPhone SE’nin iPhone 5/5s’e göre birkaç küçük farkı da yok değil. Cihazın köşelerinin parlak değil de mat olması ve arka taraftaki Apple logosunun damga yerine gömülü olması gibi küçük detaylar göze çok çarpmasa da, Apple’ın bu tasarımı da ufak ufak iyileştirmeye çalıştığının bir göstergesi diyebiliriz.

iphone-se-14.jpg

Ekran ve Tek El ile Kullanım

iPhone SE kullanmanın en güzel yanlarından biri de elbette ekranın tüm köşelerine parmağımızın kolayca yetişmesi. Büyük ekranlı iPhone’larda “Ulaşılabilirlik” (Reachability) özelliği sayesinde ekranı aşağı kaydırılırken, iPhone SE’de parmağımızı en uzak köşelere kadar yetiştirebiliyoruz. 🙂

iphone-se-12.jpg

Ancak ekranın küçük olması, ekranda daha az içerik olmasına sebep oluyor elbette. iPhone 6s veya 6s Plus ekranında Safari’de dolaşmak çok daha kolay ve keyifliyken, iPhone SE’de her şey biraz daha sıkışmış, hatta sıkıştırılmış hissettiriyor. Hatta sadece web değil, diğer uygulamalarda da benzer bir his olduğunu itiraf etmek gerek. Çünkü son 2 senedir bir çok geliştirici, 4.7-inç ekranı baz alarak uygulamalarını geliştiriyor.

Kalabalık ve sıkışık yerlerde de yine küçük ekranın faydaları öne çıkıyor. Hem daha tek elle daha sıkı kontrol, hem de küçük ekran sayesinde meraklı bakışlardan bir nebze de olsa uzaklaşabilmek, hem de biri kolumuza çarpsa bile iPhone’u düşürme ihtimalimizin az olması oldukça iyi noktalar.

Bir diğer “tek elle kullanım” noktası ise ekranı açıp kapama tuşunun yine iPhone’un üst kısmında olması. iPhone 6 ile birlikte ses tuşunun karşısına taşınan bu tuş, kullanımı bazen zorlaştırabiliyor. iPhone SE’de tekrardan üst kısımda bir tuş ile ekranı açıp kapamak benim en çok hoşuma giden özelliklerden oldu. 🙂

iphone-se-27.jpg

Fakat 4-inç’lik iPhone’da uzun e-postalar veya yazılar okumak biraz yorucu olabiliyor. 4.7-inç ve 5.5-inç ekranlar “içerik tüketmek” için çok uygunken, 4-inç ekran bu konuda biraz daha geride kalıyor. Kendimi bir süre sonra “buna da sonra bilgisayardan bakarım” derken bulduğum zamanlar olduğunu söyleyebilirim.

Bir diğer farklı deneyim ise fotoğraf ve video üzerine. iPhone 6 Plus’taki 5.5-inç’lik dev ekranda fotoğraflara bakmak çok keyifli, iPhone 6s’in 4.7-inç ekranı o kadar olmasa da yine de güzel bir deneyim sunuyor. Ancak iPhone SE’nin 4-inç ekranı en başta da söylediğim gibi biraz “sıkışmışlık” hissi veriyor ve aynı keyfi almak mümkün olmuyor.

Ama tabi bu belki de 4.7-inç ekranı bildiğim için. Eğer zaten 4-inç ekranlı bir iPhone sahibiyseniz böyle bir şey hissetmezsiniz. 🙂

iphone-se-4.jpg

Performans

Eskiden küçük ve ucuz cep telefonları hep bir şeylerden fedakarlık yapmayı gerektirirdi. iPhone SE ise iPhone 6s kadar hızlı, roket gibi!

iPhone 5s’te A7 işlemci ve 1GB bellek vardı, iPhone SE’de ise A9 işlemci ve 2GB bellek mevcut. Yeni nesil WiFi standartlarını destekliyor, 4G hızı daha yüksek. Böylece uygulamaları hızlı açıyor, web sayfalarını hızlı yüklüyor, uygulamalar arasında hızlı geçiş yapıyor, daha kısa zamanda daha çok iş yapabiliyor. Tüm bunları yaparkenki tek eksiği diyebileceğimiz şey ise hızı değil, küçük ekranı…

iphone-se-3.jpg

Hatta küçük ekranda böyle hızlı çalışmak garip geliyor, çünkü sanki küçük ekranda eski teknoloji, kötü performans, sıkıntılı iOS deneyimi olacakmış gibi hissediyor insan. Oysa gerçek bunun tam tersi.

iPhone SE, iPhone 6s ve 6s Plus kadar hızlı!

Kamera

Belki de iPhone 6’ya geçmeyip 4-inç modelleri kullananlar için en mutlu edici konu ise kamera. Çünkü performans konusunda olduğu gibi kamera konusunda da Apple elini korkak alıştırmamış ve iPhone 6s’in kamerasını iPhone SE’ye yerleştirmiş.

iPhone SE’deki işlemci sayesinde de bu kamera da çok hızlı odaklanıyor, fotoğrafı akıllıca seçiyor, doğru noktaları aydınlatıyor ve ortaya nefis fotoğraflar çıkıyor.

Üstelik iPhone 6/6s’lerdeki gibi kamera çıkıntısı da yok! 🙂 iPhone SE’nin arkası tamamen düz.

iphone-se-28.jpg

Bu açıdan baktığımızda nefis fotoğraflar çekmek için illa 4.7-inç veya 5.5-inç bir iPhone almaya gerek kalmıyor.

4K Video: Kamera böyle olunca, elbette bir iPhone SE ile 4K video çekilebiliyor. Hatta sadece çekmekle kalmayıp, 4K video düzenlemesi de yapılabiliyor.

240fps Slo-mo: Bir diğer güzellik ise ağır-çekim severler için: iPhone SE ile saniyede 240 kare 720p video çekilerek çok hoş ağır-çekim videolar kaydedilebiliyor.

iphone-se-18.jpg

Retina Flaş: iPhone 6s ile gelen bir özellik olan, FaceTime kamera ile karanlık yerlerde selfie çekerken ekranın 3 kat daha parlaklaşarak flaş görevi görmesi ise yine iPhone SE’deki güzel özelliklerden.

Live Photos: Yine iPhone 6s ile birlikte gelen Live Photos, iPhone SE’nin de yapabildiği şeyler arasında yer alıyor. Daha önce iPhone 5s ile sadece görüntüleyebiliyorken, iPhone SE ile Live Photo çekebiliyoruz. Özellikle de tatillerde veya anımsamak isteyeceğimiz bazı önemli zamanlarda Live Photos gerçekten paha biçilmez anlar yakalayabiliyor…

iphone-se-22.jpg

Yeni renk: Roze Altın (Pembe?)

Teknik özellikleri bir kenara bırakırsak, fiziksel olarak iPhone 5s ile iPhone SE’nin en belirgin farkı renk konusunda ortaya çıkıyor: Roze Altın rengi bir 4-inç iPhone görürseniz bilin ki o bir iPhone SE.

iphone-se-1.jpg

Cihazın köşelerinin parlak yerine mat olması ve arkadaki parlak Apple logosu diğer 2 küçük detay olsa da, iPhone SE’yi diğerlerinden ayırmanın renk dışında çok daha kolay bir yolu yok.

Pil ömrü

Pil kapasitesi konusunda iPhone SE, diğer iki 4-inç iPhone’a göre ileride:

  • iPhone 5: 1440 mAh
  • iPhone 5s 1560 mAh (%8,3 artış)
  • iPhone SE 1624 mAh (%12,8 artış – iPhone 5’e göre)

Tabi buna ek olarak iOS 9 ile gelen güç koruma verimlilikleri, A9 işlemcinin özellikleri ve M9’u da eklersek iPhone SE günlük kullanımda çok daha verimli hale geliyor.

Apple’ın paylaştığı karşılaştırmaya göre iPhone SE ile iPhone 6 Plus ve iPhone 6s Plus kadar uzun süre internet kullanımı yapılabiliyor. Hatta Wi-Fi’da daha da iyi!

iphone-se-29.png

Genelde iPhone’larımın pili akşamı biraz zor buluyor bu sıralar, ama iPhone SE ile birlikte hissedilir bir artış yakaladığımı söyleyebilirim. Müthiş bir fark yaratmadı belki benim hayatımda, ama bazen 1-2 saat daha uzun şarj süresi büyük kolaylıklar yaratabiliyor.

Eğer bir iPhone SE düşünüyorsanız, pil konusunda üzülmeyeceğinizi garanti edebilirim.

iphone-se-16.jpg

Eksikler

iPhone SE’nin hep güçlü yönlerinden bahsettim, beğendiğim kısımlarını paylaştım şimdiye kadar. Ama iPhone SE’nin önemli diyebileceğim eksikleri de yok değil.

iPhone 6s ile birlikte gelen 3D Touch, henüz vazgeçilemez olmasa da, belirli kullanımları oldukça pratik olabiliyor. Özellikle de iOS 10 ile daha fazla hayatımıza gireceğine inanıyorum. Ancak iPhone SE ne yazık ki 3D Touch desteklemiyor.

iphone-se-11.jpg

TouchID ise benim en çok üzüldüğüm konulardan biri, çünkü iPhone SE eski nesil bir TouchID sensörü içeriyor ve çok çok yavaş kalıyor. Parmağımı belirgin bir şekilde TouchID’nin üzerinden bekletmek gerçekten bazen can sıkıcı.

iPhone SE’nin FaceTime kamerası ise hala iPhone 5s’teki 1.2MP kamera. Bu sebeple kaliteli selfie’ler çekmek pek mümkün olmuyor.

Gözden kaçabilecek konulardan biri olan, ama iPhone SE masanın üzerine ilk titrediğinde anlaşılan farklardan biri de Haptic Engine, yani titreşim moturunun yine eski nesil olması. iPhone 6s’te yer alan ve kısacık titreşimleri bile çok “sıkı” bir şekilde veren Haptic Engine, iPhone SE’e bulunmuyor. iPhone SE hala eski nesil titreşim motoruna sahip.

iphone-se-20.jpg

Son olarak da küçük bir detay olsa da, iPhone SE’de barometre olmadığını hatırlatalım. Eğer yüksekliği yakından takip etmek isteyen biriyseniz iPhone SE bunu size barometre ile sağlayamıyor.

Bu arada hep eskiklerden bahsettik, ama iPhone SE’deki bu eksiklere rağmen en azından Hey Siri özelliğini kullanabiliyoruz! 🙂

Ayrıca henüz ülkemizde olmasa da, eğer istersek Apple Pay’i de yine iPhone SE’nin TouchID’si ile kullanmak mümkün. Yani Apple şu anda satışta tuttuğu tüm iPhone’larda Apple Pay’i destekliyor.

iphone-se-2.jpg

Fiyat

Fiyat konusundan baktığımızda ise iPhone SE oldukça cazip görünüyor:

  • 16 GB: 2.099 TL
  • 64 GB: 2.499 TL

Sadece 16 GB modelleri bile 3.249 TL ve 3.649 TL’lik iPhone 6s ve 6s Plus’ların yanında iPhone SE gerçekten fiyat anlamında parlıyor…

Eğer zaten 4-inç bir iPhone sahibiyseniz, fiyat anlamında da sizi üzmeyecek bir iPhone var karşınızda diyebiliriz.

iphone-se-26.png

Değerlendirme: iPhone SE (vs iPhone 6s?)

İşte geldik zurnanın zırt dediği yere… Aslında kafa kafaya bir karşılaştırma yapmak doğru değil. Çünkü ihtiyaçlar o kadar farklı ve cihazların da amaçları o kadar farklı ki, böyle bir karşılaştırmayı cihazlar üzerinden yapmak pek doğru olmaz.

Ancak şöyle bir yol çizmek mümkün olabilir: iPhone SE, iPhone 5 ve 5s ailesi sonrasında çok büyük bir sıçrama, müthiş bir konfor sunan cihaz. Eğer mevcut 4-inç iPhone’unuz ile mutluysanız ve ekranı büyük bir cihaza geçmek istemiyorsanız iPhone SE kesinlikle çok çok iyi bir seçim.

iphone-se-21.jpg

iPhone SE’nin odağı tamamen “boyut”. Küçük, kompakt, hafif, kolay taşınabilir, elde kolay tutulur, tek elle kolay kullanılır bir cihaz iPhone SE. Aynı zamanda hızlı, performanslı, kamerası çok iyi. Üstelik de fiyatı çok uygun! Eğer bunlar sizi tatmin ediyorsa, iPhone SE seçimi sizi asla üzmeyecektir.

iphone-se-24.jpg

Bir çok kişinin “tekrar 4-inç ekrana dönsem mi?” kafa karışıklığı yaşadığını biliyorum ve benim de aklımdan geçmedi değil açıkçası. Ancak kullanımım sırasında ve sonrasında gözlerim hep iPhone 6s’i de aradı. Daha büyük yazılar, daha geniş ekran alanını hep özledim, fotoğraflara göz atmak veya uygulamaları kullanmak ise hep iPhone SE’de “sıkıştırılmış” hissettirdi.

4-inç bir telefonu severek, keyifle kullansam dahi büyük ekranın faydalarını gördükten sonra dönmek zor geldi.

iphone-se-25.jpg

iPhone SE ise bana biraz da nostalji yaşattı diyebilirim. Sadece ekran boyutu da değil, belki 2 sene kullandığım iPhone 5’i hatırlattı ve her elime aldığımda beni o tasarımla kurduğum bağları titretti. Belki biraz geçmişe gittim, o dönemki alışkanlıkları hatırladım. Ekranı üst tuşu kullanarak kapattım, cebimde olup olmadığını unuttum, fotoğraf çekerken, elimde taşırken veya tek elle kullanırkenki alışkanlıklarımı hatırladım.

iphone-se-15.jpg

iPhone SE’nin eksiklerinin farkındayım, ama iPhone SE kullanırken de çok keyif aldım. Sanırım “sihirli” diyebileceğim bir etki bıraktı üzerimde.

iPhone SE, bugünün teknolojisini dünün tasarımında bize yaşatan çok ilginç bir cihaz olmuş.

Küçük veya daha az pahalı bir iPhone arıyorsanız, cevabı iPhone SE, tam anlamıyla “yeterli” bir iPhone.

iphone-se-10.jpg

iPhone SE’nin Geleceği ve Yeni iPhone

iPhone SE’nin çıkış zamanı belki de tek “problem” olarak söyleyebileceğimiz konusu, çünkü klasik iPhone döngülerinden farklı bir dönemde çıktı. Muhtemelen de bu Eylül’deki yeni iPhone etkinliğinde yenilenmeyecek.

Peki yenilenecek mi? Apple 4-inç iPhone’ları ailede tutmaya devam edecek mi? Bunu şu anda bilemiyoruz, ama iPhone SE satış rakamları Apple’ın burayı canlı tutmak istemesinin ne kadar doğru bir karar olduğunu doğruluyor gibi.

Yine de, 4-inç iPhone severler için bu soruların cevaplarının çok da bir önemi olmadığını düşünüyorum. Çünkü asıl olarak “boyut” belirliyor kararı, işlev ikinci sırada. 🙂

iphone-se-9.jpg

Yeni iPhone konusunda ise çok fazla sızıntı ve söylenti var. Burada detaylara pek girmeyeceğim, ancak Apple bu sene tasarımsal açıdan çok büyük değişiklikler yapmayacak gibi görünüyor.

Fakat bu yazıyla ilgili olan kısım ise, 4-inç iPhone SE ile iPhone ailesinin zirvesinin arasının ne kadar açılacağı. Yani Apple hangi yeni özellikleri, nasıl teknolojileri yeni iPhone’a ekleyecek ve iPhone SE bunlardan mahrum kalacak? Aradaki fark ne kadar açılır, ve bu iPhone SE satın alma kararını ne kadar etkiler?

Siz iPhone SE’yi nasıl buldunuz? Kullanıyor musunuz? Aldıysanız veya almadıysanız kararınızı neler etkiledi? Yorumlarınızı bekliyorum…

iphone-se-5.jpg

Dünya tarihindeki en iyi rokettube videoları bu adreste! geç kalmadan izlemeye koyulun.

17 Yorumlar

  1. Yaklaşık altı ay önce zorunlu olarak 6 Plus’tan 5s’e geçtim ve açıkçası ekran boyutu ve pil açısından çok zorlandım. Şuan tekrar telefonu değiştirmeyi düşünüyorum. Ben de sizin gibi seçenekler arasına SE modelini de dahil ettim ama detaylı düşündüğümde büyük ekranın benim için vazgeçilmez olduğunu fark ettim. Özellikle de 6s Plus için. SE sahip olduğu özellikleri ile harika bir cihaz. Ekran boyutuna takılmasaydım piyasada alacağım tek cihaz olurdu.
    (Not: piyasada dolaşan söylentiler iPhone 7’nin çok albenili olmayacağını, 10.yıl şerefine 2017’de çıkacak cihazın ise çok daha devrimsel olabileceğini işaret ediyor. 2017 telefonunu beklemek için SE cazip bir çözüm olabilir. Hem 6s performansı hem de çok daha uygun fiyata 😉

  2. Yazınız model kararsızlığı yaşayan benim icin cok degerli, teşekkürler. Fakat fiyat konusu bir dipnot yildizi koymak isterim, fiyati apple storeun baz fiyati, bunu anlatabiliyorum ama internet piyasasinda 200 tl daha uyguna -tum sartlariyla ayni telefonu- alabiliyoruz. Bu konuda cok da apple tuzagina dusmemek gerekli.

  3. 2 senede bir telefon yenileyen ben Yaklaşık 1 ay sonra iphone 6plus’ımın 2. senesi doluyordu ki verip yerine SE aldım… Bence de kullanıcı ne amaçla kullanacaksa boyut o açıdan çok önemli… Plus alırken madem 4 inçden büyük telefon alacağım o zaman en büyüğü olsun mantığı idi ki ben de çok memnun kaldım… Çanta taşıyor olmam ve sürekli telefonun medyasından yararlanıp oyunlar bu telefonun tümüyle etkileyici kıldı…
    Ancak yaptığım iş değişikliği ile birlikte ihtiyaçlar da değişince kullanım amacım da değişti ve plus bana külfet olmaya başladı… Bu sefer de 5s mi alsam diye düşünmedim değil ki SE çıkınca ohhhh be diyerek düşünmeden aldım… Artık oturabiliyorum desem yalan olmaz ? ayrıca tek elle minibüste mesaj yazmak ne kadar rahatmış resmen özledim… ilişkim kurtuldu ? Şaka bir yana Apple bazen ihtiyaçlara o kadar güzel cevap veriyor ki Apple almamak hayran kalmamak elde değil… Her zman daha fazlasını isteyeceğiz bu bir gerçek ama bu boyut ve kasa benim en favori tercihim… Umarım bundan vazgeçmezler…

      • Klavye çok sıkışık geldi ama sonra qwerty klavyeye geçtim rahat ettim. Selfie çekilen biri olmadığım icin on kameranın kotu olması etkilemedi. Touch ID 1. Nesil olması acaba kotu mu olur desemde galiba işlemciden dolayı 6 Plustan daha hızlı tepki vererek açılması Mutlu etti. Belki de ios10 beta kullanıyorum diye de olabilir. Ama instagram gibi zoom yapılmayan yerlerde biraz ekranın küçük kalması zorlayıcı olsa da tek elle yapabildiklerinden dolayı mutluyum. 3D Touch cok aramadım ama Yeni titreşim motorunu ben çok beğenmiştim bir tek onu aradım belki de.

  4. İphone 6 tasarımnı bir türlü benimseyememiş bir apple kullanıcısı olarak iphone 5s in yanına ikinci telefon olarak aldım. Tek kelimeyle harika bir cihaz. Apple sanki içimizden geçenleri okumuş gibi 6s donanımını 5s kasasına yerleştirerek piyasaya sunmuş. Almayı düşünenlere kesinlike öneriyorum. Özellikle iki telefon kullanan insanlar bir tanesini SE olarak düşünebilirler.

    • iPhone 5s’in yanına alınca gerçekten müthiş olmuştur eminim. Aynı kasa ama performans olarak iPhone 6s kalitesinde bir cihaza sahip olmak müthiş. 🙂 Hayırlı olsun tekrar Caner Bey.

  5. ben de iphone se kullanıyorum da iphone 5s veya başka bir iphonela karşılaştırdıpım zaman benimkinin ekranı hafiften sarı gibi kalıyor aynı sorun sizde de var mı

  6. çok güzel bir yazı olmuş teşekkürler Göktuğ bey.
    ben şuan 6 plus kullanıcısı ve eski bir 5 kullanıcısı (şuan bu tel eşimde arada elime alınca bir garip oluyorum ) olarak 4 inç ekran tek el kullanımı gerçekten cok cok hoş bir sey ama bence apple 5,5 inç ekranlı plus modellerinde yaptığı en buyuk hata kasa ekran oranıdır. yakında çıkan samsung note7 ile mukayese edebiliriz plus modellerini. yan çerçeveler ile alt ve ust çerçeveler gercekten çok cok fazla iphone 6 ve 6 plusta. Benim en buyuk şikayetim bu aslında plus modellerinde. Sırf bu bile 4 inç iphone elime alınca kafa karıştırmıyor değil. umarım iphone 8 ve sonrasında apple buna dikkat eder. 5,7 inçlik bir note 7 ile 6 plus iphone u yan yana koyduğumuzda arada çerçeve farkının ne kadar fazla olduğunu ve bunun tek el tutuşuna ve kullanımına ne kadar olumsuz etki ettiğini anlayabiliyoruz. elbette geliştirilmesi gereken cok önemli birkaç nokta daha var ama iyice konu dışına çıktık zaten burada bırakalım 🙂

    • Haklısınız Sertaç Bey. Ekranın altında ve üstünde yer alan kısım oldukça büyütüyor cihazı. Ben bu konudaki değişimi 2017’deki modellerde bekliyorum. Bu sene büyük bir tasarımsal değişiklik olmasa da, gelecek sene adresleyecektir Apple bu konuyu.

      • bu tasarimsal olayi mutlaka halletmeli apple. yani note 7 tasarimini ben sahsen cok begendim apple edge ekran ve ince veya sifir cerceve olayini mutlaka halletmeli. Bunun yaninda daha yüksek kapasiteli pil gerekli Samsung 5.1 inc s7 ye 3600 mah pil koyabiliyorken apple 4.7 inc bi telefona 3000 mah 5.5 ekran telefonada en az 3500 mah pil koyabilmeli. Hizli sarj mutlaka olmali. plus modeller 3.5 saatte doluyor orjinal adaptor ile. Ve mutlaka kamerada lens acikligi artik 1.8-1.7 olmali inanin bi arkadasla los ortamda video cekiyordum sanki o aydinlik ortamda ben karanlikta video cekiyor gibiydim arkadasin telefonu galaxy s6 idi. Apple a yakismiyor bu eksiklikler.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz