Dock Türkçe’de “iskele” veya “rıhtım” gibi anlamlara gelir ve “dok” diye okunur. Macintosh (Mac) işletim sisteminde ise Dock ekranın genellikle alt kısmında bulunan yatay çubuktur. Dock’un görevi uygulamalarımıza elimizin altında duran ikonlar aracılığıyla hızlıca erişmemizi ve hangi uygulamaların çalıştığını anlamamızı sağlamaktır.
İlk olarak 2001 yılının mart ayında Mac OS 10.0 ile Macintosh kullanıcıları ile buluşan Dock’u çoğu kullanıcı, özellikle de Windows’tan geçenler ‘Görev Çubuğu’na benzetirler. Aslında pek de haksızlar diyemeyiz sanırım. Zira her ikisiyle de uygulamaları çalıştırabiliyor, dosya ve klasörleri açabiliyoruz. Aynı zamanda ikisi de bize zaman zaman bazı bildirimleri de gösteriyorlar. Ama biraz daha detaylı baktığımızda Mac işletim sistemindeki Dock’un Windows’taki muadilinden bazı yönleri ile ayrıldığını görebiliyoruz.
Dock’un ne olduğunu ve ne işe yaradığını anlayabilmek için Dock’ta neler olduğuna bir göz atmamız faydalı olacaktır… Temel olarak, Dock’un sol kısmında uygulamalar, sağ kısmında ise klasörler ve küçültülmüş pencereler yer alır. Bunların arasında ise kesikli bir çizgiyi sınır olarak görebiliriz.
Dock’ta yer alan uygulamalar birer kısayol görevi görürler. Buradaki uygulamaların ikonlarına tıkladığımızda ilgili uygulamayı çalıştırırız. Sıralamayı kendi kullanımımıza göre değiştirebilir, bir uygulamayı istediğimiz gibi sürükleyip yine Dock üzerinde başka bir yere koyabiliriz. Böyle bir durumda yeni yerin etrafındaki ikonlar sağa sola kaçarak uygulamamızın ikonuna yer açarlar :)
Dock’tan bir uygulamayı çıkartmak istiyorsak eğer, uygulamamızın ikonunu Dock’un dışında bir yere sürükleyip bırakabiliriz. Uygulamamızın ikonu “Puf” efekti ile birlikte yok olur… :)
Dock’un sağ kısmında ise kolayca erişebileceğimiz bazı klasörler bulunur. Bu klasörleri kullanım farklılıkları ve gösterimleri değişen 3 farklı şekilde (Fan, Grid, List) görebiliriz.


Dock’un görünümünü ve işlevlerini de kendi kullanım alışkanlıklarımıza göre şekillendirebiliriz. Bunun için önce Sistem Tercihleri (System Preferences) içerisindeki Dock ikonuna tıklayarak ayarlara ulaşmamız gerekiyor.

Açılan pencerede Dock’la ilgili birkaç basit tercihi kendimize göre ayarlayabiliriz. En üstteki çubuk ile Dock’un boyutunu büyütüp küçültebilir, hemen altındaki çubuk ile de Dock’un üzerine geldiğimizde ikonların ne kadar büyüyeceğini seçebiliriz.

Bunların altında ise Dock’u ekranın hangi tarafında görmek istediğimizi seçebiliyoruz. Varsayılan olarak ekranın altında yer alan Dock’u sağa veya sola konumlandırmamız mümkün.

“Minimize windows using” kısmında ise pencerelerimizin hangi efekt ile küçülüp Dock’a gideceğini değiştirebiliyoruz. Burada sözü geçen küçülme efektini görmek için pencerelerimizin sol üst kısmındaki sarı butona basabiliriz :) Eğer “Genie Effect” seçiliyse “Alaaddin’in Sihirli Lambası”ndan çıkan cin misali, eğer “Scale Effect” seçili ise pencerelerimizin ölçeklendirilip oranlı bir şekilde küçülüp büyüdüğünü göreceğiz.

Aşağıda kalan 3 seçenekten ilki olan “minimize windows into application icon” seçeneğini işaretlersek pencerelerimiz küçülürken Dock’taki ikonları üzerine gidecekleri için bunları sadece Dock’a bakarak göremeyeceğiz, fakat eğer işaretlemezsek küçülttüğümüz pencerelerimizi Dock’un sağ kısmında görebilir, ve tek tıklama ile de ulaşabiliriz.

Bir uygulama açılırken Dock’taki ikonunun zıplamasını görmek istiyorsak “Animate opening applications” kutucuğunu işaretleyebiliriz. Hem Dock’ta zıplayan ikonlar görmek hoş olabiliyor, hem de uygulamanın açılıp açılmadığını da burdan anlayabiliyoruz :)

Ve son olarak, Dock’u kullanmadığımız zamanlarda gizlemek için “Automatically hide and show Dock” kutucuğunu işaretleyebiliriz. Böylelikle ekranımızda Dock’un bulunduğu kenara geldiğimizde Dock bize kendini gösterecek, uzaklaştığımızda ise kendini gizleyecektir.
Dock’un ne olduğunu ve ne işe yaradığını en basit haliyle bu şekilde özetleyebiliriz. Dock ile ilgili pek çok küçük ipucunu da ilerleyen yazılarımızda paylaşacağız.. :)
Sihirli Elma’yı Beğenin & Takip Edin
Eğer Sihirli Elma’yı beğeniyor ve bize bir şekilde yardımcı olmak istiyorsanız, çevrenizdeki diğer Apple kullanıcılarına da tavsiye eder, Facebook ya da Twitter’da paylaşırsanız bizi çok mutlu edersiniz. :)
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Sihirli Elma’da paylaştığımız yazılarımız karşılığında herhangi bir maddi beklentimiz yok. Amacımız okuyucularımız için mümkün olduğunca bilgilendirici olabilmek ve Apple dünyasını ülkemizde daha iyi tanıtmak. Siz de yorumlarınızı ve fikirlerinizi bizimle paylaşabilirseniz çok memnun oluruz.
Daha fazlasını mı arıyorsunuz?
Sihirli Elma’daki yazılarımızı günlük olarak takip etmek için buraya tıklayarak e-posta bültenimize ücretsiz olarak kayıt olabilirsiniz. Böylece her yeni yazı yayınlandığında size bir e-posta göndereceğiz…
Mac ile yakın zamanda tanıştıysanız, Mac’e yeni geçiş yaptıysanız ya da Mac’inizi daha yakından tanımak istiyorsanız Yeni Başlayanlar için Mac sayfasına göz atmanızı tavsiye ederiz. :) Eğer aradığınızı bulamadıysanız, Arşiv sayfamızan tüm yazılarımıza göz atabilirsiniz…
İlgili yazılar:









03 Ekim 2009
Mac101: Acemiler için Mac